Gram gram eksilen insanlık
Gram gram eksilen insanlık
Ahmet Can Karahasanoğlu
İnsan her sabah başka bir hüzne, trajediye, kayboluşa uyanabilir ama başka fiyata uyanıyorsa işte orada kötü giden şeylerden bahsetmek gerekiyor.
Her gün gittiğin mahallenin marketinde aynı raflar vardır. Aynı çalışanlar. Aynı anlamsız bakışlar. Ve uzun uzun her ürünü inceleyen emekli, yoksul insanlar. Ama değişen bir şey vardır. Bu o kadar sinsidir ki fark edemezsiniz. Utangaç bir masumun yavaş yavaş yoldan çıkışını andırır gramaj. Paketin boyutu değişmediği için siz onu ev hanımı sanırsınız.
Evet eskiden her şey basitti. Yarım kilo ya da bir kilo vardı. Markete gittiğinizde ne aldığınızı bilirdiniz. Şimdi sırtınızı dönseniz arkanızdan size dil çıkaracak kadar tuhaf üreticiler var. Örtülü bir ittifakla belirli olan gramajlar şimdi aleni bir alicengiz oyunuyla tüketicinin cebini soyuyor. Yoksullukla neşesi soyulmuş insanların cebini de soymak, fırsatçıları zengin ediyor. Paketler küçülüyor ama ambalajların boyutları aynı kalıyor. Böylece gözler yanıltılarak insanlar manipüle ediliyor.
Dün 500 gram olarak aldığın ürün bugün 450 grama belki bir hafta sonra 400 grama düşüyor.
Ama paketin boyutu aynı.
Paketin üzerinde kocaman yazması gereken gramaj büyüteçle........
