menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deprem, yerel yönetimler ve siyasal rekabet

25 0
11.05.2026

Deprem, yerel yönetimler ve siyasal rekabet

Demokratik sistemlerin sağlıklı işleyebilmesi için yalnızca güçlü bir iktidarın varlığı yeterli değildir; aynı zamanda etkili, üretken ve alternatif politika geliştirebilen bir muhalefet yapısına da ihtiyaç vardır. Türkiye’de son yaklaşık çeyrek asırlık dönemde siyasal hayatın en dikkat çekici özelliklerinden biri, iktidarın sürekliliği kadar muhalefetin toplumsal güven üretme kapasitesindeki zayıflıktır. Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik sorunlar, deprem felaketleri ve yerel yönetim performansları üzerinden şekillenen siyasi tartışmalar, bu yapısal sorunu yeniden görünür hale getirmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel seçimlerde elde ettiği başarı sonrasında ortaya çıkan tablo, seçmenin önemli bir kısmının ideolojik bir tercihten ziyade “emanet oy” davranışı sergilediğini düşündürmektedir. Seçmen, yerel yönetimlerde başarı gösterilmesi halinde CHP’nin merkezi yönetim için de bir alternatif olabileceğini test etmek istemiştir. Ancak aradan geçen süreçte belediyecilik performansına ilişkin tartışmalar, bu beklentinin tam anlamıyla karşılanamadığı yönünde değerlendirmelere yol açmıştır.

Yerel Yönetimler ve Hizmet Siyaseti

Türkiye’de seçmen davranışını belirleyen temel unsurlardan biri “hizmet üretme kapasitesi”dir. Özellikle büyükşehir belediyelerinde ulaşım, altyapı, çevre temizliği, trafik yönetimi ve sosyal belediyecilik gibi alanlarda ortaya konan performans, seçmenin siyasi tercihlerini doğrudan etkileyebilmektedir.

Muhalefetin yönettiği bazı büyükşehirlerde yaşanan ulaşım aksaklıkları, çöp toplama sorunları, altyapı eksiklikleri, yolsuzluklar ve belediye kaynaklarının etkin kullanımı konusundaki eleştiriler, iktidar cephesinin söylem üstünlüğünü güçlendirmektedir. Çünkü........

© Yeni Akit