menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalist Kriz ve Halkların Direnişi

37 0
10.03.2026

Kapitalist Kriz ve Halkların Direnişi

Ortadoğu’nun Kırılma Noktası.

Kapitalist Kriz ve Halkların Direnişi

Kapitalist Kriz ve Bölgesel Dinamikler

Ortadoğu, kapitalist dünya sisteminin çelişkilerinin en yoğun biçimde düğümlendiği coğrafyalardan biridir. Enerji kaynakları, stratejik ticaret yolları ve jeopolitik konumu nedeniyle bölge yalnızca yerel güçlerin değil, aynı zamanda küresel emperyalist merkezlerin de sürekli müdahale alanı hâline gelmiştir. Gazze’de devam eden savaş, İran ile İsrail arasındaki doğrudan ve dolaylı gerilimler ve Kızıldeniz hattında tırmanan askeri krizler, Ortadoğu’nun yeni ve tehlikeli bir tarihsel eşikten geçtiğini göstermektedir.

Ancak Ortadoğu’daki çatışmaları yalnızca devletler arası güvenlik krizleriyle açıklamak yetersizdir. Bu savaşların arkasında kapitalist sistemin yapısal krizleri, emperyalist rekabet ve derin sınıfsal çelişkiler bulunmaktadır. Vladimir Lenin’in Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması adlı eserinde ortaya koyduğu gibi emperyalizm, kapitalizmin tekelci aşamasında finans kapitalin dünya pazarlarını yeniden paylaşma mücadelesidir. Bu aşamada ekonomik rekabet kaçınılmaz olarak askeri ve jeopolitik çatışmalara dönüşür.

Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler bu tarihsel çerçevenin dışında değildir. ABD ve İsrail’in bölgeye yönelik askeri hamleleri yalnızca güvenlik politikalarıyla açıklanamaz. Bu hamleler enerji kaynakları, ticaret yolları ve bölgesel güç dengeleri üzerinde yürütülen küresel rekabetin bir parçasıdır. Emperyalist merkezler küresel sistemdeki hegemonyalarını korumak için askeri operasyonlar, ekonomik yaptırımlar ve vekâlet savaşları aracılığıyla bölgeye müdahale etmektedir.

Bu müdahaleler çoğu zaman bireysel liderlerin agresif politikalarıyla açıklanmaya çalışılır. Oysa belirleyici olan tek tek liderlerin iradesi değil, kapitalist sistemin yapısal mantığıdır. Kapitalizmin tekelci aşaması kriz dönemlerinde yeni pazarlar ve stratejik bölgeler üzerinde daha sert bir rekabet üretir. Bu rekabet askeri müdahaleleri ve bölgesel savaşları sistemin yapısal sonuçlarından biri hâline getirir.

Enerji, Ticaret Yolları ve Emperyalist Rekabet

Ortadoğu’nun küresel sistem içindeki merkezi konumu üç temel faktörden kaynaklanır: enerji kaynakları, stratejik ticaret yolları ve askeri-stratejik coğrafya. Dünya petrol ve doğalgaz rezervlerinin önemli bir bölümü bu bölgede bulunmaktadır. Bu kaynaklar yalnızca ekonomik üretim için değil, modern sanayi, ulaşım ve askeri altyapı için de temel öneme sahiptir.

Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattı küresel enerji taşımacılığı açısından kritik geçiş noktalarıdır. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü bu dar deniz yollarından geçmektedir. Aynı şekilde Süveyş Kanalı ve........

© Yarın Haber