menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1 Eylül Dünya Barış Günü’nün ardından: Türk kimliği barış ve eşitliktir

25 0
04.09.2026

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Bir Dünya Barış Günü’nü daha geride bıraktık. 1 Eylül imgelemimde birden fazla düşüncenin ortaya çıkmasını sağlıyor.

Savaş büyük bir yıkım ve insanî trajedi demektir. Atatürk bunu 1931’de söylediği, “Ulusun hayatı tehlikeye girmediği sürece savaş bir cinayettir” sözüyle tüm dünyaya duyurmuş ve insanlığın barış içerisinde kalarak varlığını koruyabileceğini ilân etmişti: “Yurtta Sulh Cihanda Sulh.”

Birleşmiş Milletler, her eylülün üçüncü salı gününü “Uluslararası Barış Günü” olarak ilân etti; ancak Sovyetler Birliği ve onun öncülüğünü yaptığı Varşova Paktı, 1 Eylül’ü Barış Günü olarak kabul etti. Bu durum sadece takvimsel bir farka indirgenemez; temelde bir politik ayrışmanın doğal sonucudur.

SAVAŞ ZARURÎ OLMADIKÇA CİNAYETTİR

Toplumlar ve insan politikadan bağımsız olamayacağına göre, kavramlar da politik tutumlardan bağımsız ele alınamaz.

1 Eylül Dünya Barış Günü ile 21 Eylül Uluslararası Barış Günü arasında, barışın nasıl olması ve ne şekilde getirilmesi gerektiği konusunda bu türden bir politik ayrım söz konusudur.

Sovyetlerin temsil ettiği anlayış ve Varşova Paktı, yanlış uygulama ve politikaları nedeniyle, eleştiriye çok açık olmakla birlikte, savaş ve sömürüyü doğuran eşitsizlikleri aşma iddiasında olduğu için daha kabul edilebilir niteliktedir.

Hep daha fazlasını isteyen, bu hâliyle toplum ve ulusların arasındaki sömürüye dayanan eşitsizliği yeniden üreten bir anlayışın gerçekten Dünya Barışı’nı savunması mümkün gözükmüyor.

BARIŞ BİRLEŞTİRİR, AYRIŞTIRMAZ

Aynı şekilde bir ulusun içinde ayrışmayı tetikleyen türden bir Barış olamaz.

Narko terörist Öcalan ve onun kuyrukçuları dillerinden düşürmedikleri ”barış” sözüyle Türk ulusu arasında bir ayrışma yaratıyorlar. AKP hükûmetinin yeni açılım ”projesini”nin barış sözüyle ilişkilendirilmesi de bununla ilgili.

Barış kişiler arasında olur, devletler arasında olur. Devlet ile terörist arasında olmaz. İspanyol devleti ETA ile barış yapmadı, Birleşik Krallık da IRA’yla…

Türkiye teröriste alan açmak, siyasî statü vermek adına -Rıza Üretimi- dönemine götürülüyor.

Ünlü İtalyan düşünür Antonio Gramsci, Hegemonya kavramıyla, rıza üretimini açıklamıştı.

HEGEMONYA YA DA RIZA ÜRETİMİ!

Gramsci’ye göre hegemonya, egemen sınıfın yönetilen toplum üzerinde sadece silah veya zor yoluyla değil; kültür, ahlak, din ve eğitim kanallarıyla “rıza” üreterek kurduğu ideolojik üstünlüktür.

Toplumsal kardeşlik ve barış kavramları ters yüz edilerek, Anayasa değişikliği marifetiyle sınırsız başkanlık ve çok........

© Veryansın TV