menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onurumuz için…

14 0
26.09.2026

Muharrem Karanfilci yazdı…

Bazı ölümler vardır; yalnızca bir ailenin evine ateş düşürmez, bir ülkenin vicdanını da yakar. Bazı sözler vardır; kürsülerden atılan sloganlardan, seçim meydanlarında verilen vaatlerden, televizyon ekranlarında birbirine bağıran siyasetçilerin bütün cümlelerinden daha fazla şey anlatır.

“Para için değil, onurumuz için…”

Bir emekli polis memurunun elindeki bu söz, bugün Türkiye’nin yüzüne tutulan acı bir aynadır. O aynada kendisini görmek istemeyenler olabilir. Başını başka tarafa çevirenler, ekranı değiştirenler, haberin üzerine başka gündemler örtenler çıkabilir. Fakat gerçek, bütün bu kaçışlardan daha inatçıdır.

Ankara’da, emeklilerin hak aramak için bir araya geldiği eylemde, yıllarca bu devlete hizmet etmiş bir insan hayatını kaybetti. Adı Ali Şekeroğlu…

Bir zamanlar üniforma giymiş, görev yapmış, sorumluluk üstlenmiş, muhtemelen nice insanın güvenliği için gecesini gündüzüne katmış bir emekli polis memuru… Hayatının son döneminde ise geçim sıkıntısıyla mücadele eden bir emekli…

İnsan, bu iki görüntüyü yan yana koyunca sormadan edemiyor:

Bir insan, ömrünün en verimli yıllarını çalışarak geçirdikten sonra neden huzurlu bir emeklilik yaşayamaz? Neden yıllarca görev yapmış bir insan, hayatının sonbaharında geçim derdinin altında ezilir? Neden emeklilik, dinlenmenin, huzurun ve yılların karşılığını almanın adı olmaktan çıkıp her ay yeniden başlayan bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür?

Bir ülkede insanın onuruyla yaşayabilmesi neden bu kadar zorlaşır? Bir ömür çalış, bir ömür hesap yap! Emeklilik, insan hayatının ödülüdür. En azından böyle olması gerekir.

Fakat Türkiye’de milyonlarca emekli için emeklilik, dinlenmenin değil, yeniden hesap yapmanın başlangıcıdır. Bu ay kirayı nasıl ödeyeceğim? Elektrik faturasını yatırırsam mutfak masrafından ne kadar kısacağım? İlacımı şimdi mi alacağım, maaş gününü mü bekleyeceğim? Torunuma harçlık verebilecek miyim? Pazardan istediğim ürünü alabilecek miyim?

Bir insanın ömrünün sonunda sormak zorunda kaldığı sorular bunlar olmamalıdır. Bir ömür çalışmanın karşılığı, ay sonunu getirebilmek için yapılan hesaplara sığdırılmaktadır. İnsanın hayatı, market raflarının önünde yaptığı fiyat karşılaştırmalarına, eczanede ödediği katkı payına, ev sahibinin kapıyı çalacağı güne kadar daraltılıyor. Sonra da bütün bunlara emeklilik deniliyor.

İnsanın........

© Veryansın TV