İMDADA YETİŞMEYEN İMKÂNIN NE DEĞERİ VAR?
Değerli okuyucularımız,İnsanın elinde imkân olacak, serveti olacak, makamı olacak, gücü olacak; fakat yanı başında açlıkla, yoksullukla, çaresizlikle, borçla, hastalıkla ve yalnızlıkla mücadele eden bir insanın feryadını duymayacaksa, o imkânın ne anlamı vardır?Bugün üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken en acı meselelerden biri budur.Çünkü insanı değerli kılan, sahip olduklarının çokluğu değil; sahip olduklarını hangi amaçla kullandığıdır. Bir insanın serveti, makamı, itibarı ve gücü; başkasının hayatına dokunmadığı, bir mazlumun yükünü hafifletmediği, bir yetimin başını okşamadığı, bir ailenin sofrasına katkı sunmadığı sürece yalnızca biriktirilmiş bir yüktür.İmkânın gerçek değeri, ihtiyaç sahibine ulaştığı anda ortaya çıkar.Bugün toplumda öyle bir duyarsızlık gelişiyor ki bazen insan, insanın acısına bakıyor ama görmüyor; feryadını duyuyor ama işitmiyor; sıkıntısını biliyor ama üzerine düşeni yapmıyor.Herkes kendi hayatının telaşına kapılmış durumda.Kimisi daha büyük bir evin, daha pahalı bir arabanın, daha gösterişli bir hayatın hesabını yapıyor. Kimisi makamını büyütmenin, servetini artırmanın, çevresini genişletmenin peşinde. Kimisi sofralarında israfın sınırlarını zorlarken, başka bir evde insanlar çocuklarının önüne ne koyacağını düşünüyor.İşte asıl çelişki burada başlıyor.Bir tarafta tüketmenin sınırını bilmeyenler, diğer tarafta temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlananlar…Bir tarafta gösteriş için harcanan servetler, diğer tarafta borçları altında ezilen insanlar…Bir tarafta ihtiyacından fazlasını biriktirenler, diğer tarafta en temel ihtiyacını karşılayamayanlar…Ve bütün bunların ortasında, giderek körelen bir vicdan.Zenginlik sadece sahip olmak değildirİnsana verilen her nimet aynı zamanda bir sorumluluktur. Para sadece harcamak için verilmiş değildir. Makam yalnızca yükselmek için değildir. Güç yalnızca kendini korumak için değildir. Bilgi yalnızca kendine avantaj sağlamak için değildir.Bunların her biri, insanın elinde bir emanettir.İnsan sahip olduğu imkânların gerçek sahibi olduğunu zannettiği anda yanılmaya başlar.Çünkü bugün var olan, yarın olmayabilir.Bugün güçlü olan yarın güçsüz kalabilir. Bugün zengin olan yarın muhtaç duruma düşebilir. Bugün makam sahibi olan yarın o makamdan ayrılabilir. Bugün insanların önünde yürüyen kişi, yarın bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabilir.Hayat insana sürekli aynı şeyi hatırlatıyor:Hiçbir güç kalıcı değildir. Hiçbir servet insanın garantisi değildir. Hiçbir makam sonsuza kadar sürmez.Geride kalan, insanın insanlara ne yaptığıdır.İsraf sadece fazla tüketmek değildirİsraf denildiğinde çoğu insan yalnızca çöpe atılan ekmeği veya gereğinden fazla tüketilen yiyeceği düşünür.Oysa israfın başka ve çok daha ağır bir boyutu vardır:İmkânı olup da iyiliği ertelemek de bir tür israftır.Bir insanın zamanı vardır, kullanmaz.Parası vardır,........
