Siyasetin gölgesi seçim sürecine düşmemeli
Seçim sürecinde bazı siyasi aktörlerin açıklamaları ve adaylar üzerinden yürütülen tartışmalar, Van TSO seçiminin siyasi bir rekabet alanına dönüşüp dönüşmediği sorusunu gündeme getiriyor. Oysa bu yarışın kazananı, siyasi söylemlerin gücüne göre değil; iş dünyasına sunulan projelere, adayların birikimine, yönetim kabiliyetine ve üyeler nezdinde oluşturdukları güvene göre belirlenmeli.
Geçmiş seçim dönemlerinde siyasi desteğin belirleyici olacağı yönündeki beklentilerin sandık sonuçlarıyla örtüşmediği örnekler yaşandı.
Bu tablo, iş dünyasının kendi kararını verirken siyasi yönlendirmelerden bağımsız hareket edebileceğini gösteriyor. Dolayısıyla geçmişteki deneyimlerden ders çıkarmak, bugünkü seçim sürecini de daha sağlıklı değerlendirmek açısından önem taşıyor.
Van TSO seçimi bir siyasi parti seçimi olmadığı gibi, ideolojik bir hesaplaşma alanı da değildir. Bu seçim, kentin ekonomik geleceği, işletmelerin sorunları, yatırım ortamı ve istihdam olanaklarıyla doğrudan ilgilidir.
Van TSO, farklı görüşlerin ortak çatısıdırVan TSO başkan adaylarının listelerinde farklı siyasi ve toplumsal görüşlerden isimlerin yer alması, iş dünyasının çeşitliliğini ortaya koyan doğal bir durumdur. Bu çeşitliliği tek bir siyasi düşünceye indirgemeye çalışmak, kentin ekonomik potansiyeline ve ortak çalışma kültürüne zarar verebilir.
Van’ın daha fazla yatırım çekmeye,........
