“THE BODYGUARD” MÜZİKALİ
Whitney Houston Şarkıları Sahnede Yeniden Hayat Buluyor
1992 yılında Kevin Costner ve Whitney Houston’ı buluşturan film “The Bodyguard”, aradan geçen yıllara rağmen özellikle müzikleriyle popüler kültürün en unutulmaz yapımlarından biri olmayı sürdürüyor. Şimdi ise bu hikaye, İstanbul’da sinema perdesinden sahneye taşınıyor. Başrolleri ise Sidonie Smith ve Adam Garcia paylaşıyor.
Dünya sahnelerinde milyonlarca seyirciye ulaşan The Bodyguard müzikali, Türkiye prömiyerinde Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde seyirciyle buluştu. İstanbul’a gelen yapım, ilk gösterisinin sonunda ayakta alkışlandı. İlk gösterime giden biri olarak söyleyebilirim ki; gecenin sonunda ayakta yükselen alkışlar bu güçlü performansın en doğal karşılığıydı.
Hikayenin merkezinde, kariyerinin zirvesindeki dünya yıldızı Rachel Marron (Sidonie Smith) ile onu korumakla görevlendirilen eski Gizli Servis ajanı Frank Farmer(Adam Garcia) var. Rachel için şöhret sadece ışıltılı bir hayattan ibaret değil. O’na göre şöhret sürekli görünür olmanın yanı sıra hem tehdit altında yaşamak hem de özel alanını kaybetmemek anlamına geliyor. Frank ise bunun tam karşısında duran bir karakter.Disiplinli, mesafeli ve güvenlik konusunda tavizsiz.
Aralarındaki gerilim de tam olarak burada başlıyor. Rachel’in gizli bir sapığı olduğu ortaya çıkıyor ve tehditler almaya başlıyor. Ardından Frank, Rachel’in özel koruması olarak görevlendiriliyor. Rachel özgürlüğünü korumak isterken Frank onun güvenliği için sınırlar koyuyor. Profesyonel bir iş ilişkisi olarak başlayan bu yakınlık, zamanla duygusal bir bağa dönüşüyor. Dolayısıyla The Bodyguard, şarkıların art arda sıralandığı bir müzikal değil.Gerilim, romantizm, korku ve güven duygularını buluşturan teatral bir anlatı.
Ve bence yapımın en güçlü taraflarından biri de tam olarak bu.Çünkü başroller yalnızca çok iyi şarkı söyleyip çok iyi dans etmiyor. Karakterlerin duygusal değişimini,........
