Hızlı gelen teklif, hızlı karar isteyebilir
Ekim’in ilk haftaları, fırsatların hızlandığı ama emeğin, paylaşımın ve şartların daha çok sorgulandığı bir dönemi önümüze getirebilir.
Sahneye çıkan kişi bellidir ama gecenin üçünde dosya düzelten, organizasyonu toparlayan, son anda krizi çözen kişi çoğu zaman fotoğraf karesine girmez. Bir şirket başarı açıklaması yaparken çalışanların koşulları gündemin başka bir tarafını açabilir. Tasarruf kararları, eksilen kadrolar, artan sorumluluklar ya da yardım kampanyalarında kaynakların nasıl kullanıldığı daha fazla sorgulanabilir. Kısacası bu kez yalnızca “Ne başardık?” değil, “Bu başarı kimin emeğiyle geldi?” sorusu da masada olabilir.
Reklam, medya, spor, sanat ve ticarette dikkat çeken fırsatlar öne çıkabilir. Bir isim ansızın ilgi görebilir, bekleyen bir proje hareketlenebilir ya da bir ürün kısa sürede beklenenden fazla talep görebilir. Sorun şu ki hızlı gelen fırsatlar genellikle hızlı cevap ister. “Yarın başlayabilir misiniz?” cümlesi insanın kulağına pek hoş gelir. O sırada ücret, teslim tarihi ve görev tanımı nedense ikinci plana düşer.
Bu nedenle bu dönemde heyecandan çok netlik işe yarayabilir. Baştan konuşulan şartlar, sonradan çıkacak........
