Hikâye Bu Ya
Bir apartman toplantısına katıldıysanız dünyanın nasıl yönetildiğine dair küçük bir prova izlemişsinizdir. Çatı akıyordur, asansör ikinci katta hayatı sorguluyordur, giriş lambası haftalardır yanmıyordur. Herkes değişim gerektiği konusunda hemfikirdir. Fakat konu değişimin nasıl yapılacağına gelince apartman sakinleri hızla farklı cephelere ayrılır.
Toplantının en hazırlıklı kişisi renkli bir dosyayla gelir. Yeni asansör, akıllı kapı, düzenlenmiş bahçe ve telefonla yönetilen bir apartman sistemi anlatır. Sunum o kadar güzeldir ki insanlar bir an için aidat borçlarını bile unutur. Tam herkes ikna olmuşken arka sıradan biri son derece makul bir soru sorar. “Peki bunu kim ödeyecek?”
İşte hikâyenin kırıldığı yer burasıdır. Çünkü değişim isteyenlerle değişimin başına geçmek isteyenler her zaman aynı kişiler değildir. Biri gerçekten binayı düzeltmek ister, diğeri yönetici seçilmek, bir başkası işi kendi önerdiği firmaya vermek ister, biri de eski yönetimle yarım kalan hesabını kapatmak için toplantıya gelmiştir. Herkes reformdan söz eder fakat reformun kime hizmet edeceği henüz belli değildir.
Bu sırada apartmanın kadınları yıllardır söyledikleri konuları yeniden gündeme getirir. Karanlık giriş,........
