menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ZAMANSIZ SEVR, MEKÂNSIZ ZAFER: BÜYÜK TAARRUZUN BİN YILLIK HARCI

13 0
30.08.2026

Kocatepe’nin sisli şafağında, bir milletin varlık yokluk çizgisinde top sesleriyle uyanan o kutsal irade; bugün Akdeniz’in mavi derinliklerinden gökyüzünün çelik kanatlarına uzanan sarsılmaz bir kalkandır 30 Ağustos... Toprağın bağrına basılmış milyonlarca şehidin son yemini, imkânsızlığı inançla yıkan o Dumlupınar ruhunun asırlık zafer muştusudur. Ne pusular kurulmuştur bu asil millete, ne kirli haritalar yırtılıp atılmıştır; fakat cephede parıldayan o çelik iradenin dik duruşu hiç değişmemiştir. Şimdi durup o kükreyen sese kulak vermek vaktidir; zira 1922’nin şafağı, alelade bir takvim yaprağını değil, cihanşümul bir devletin ve ordunun makro uyanışını haykırmaktadır...

Tarih, sadece geçmişte kazanılmış zaferlerin kuru bir bilançosu ya da meydan savaşlarının coğrafi dökümü değildir. Tarih; bir milletin namusunu, istikbalini ve ebedî bekasını namlunun ucunda tescillediği, küresel sömürge çarklarına karşı canıyla ve imanıyla ördüğü çelikten bir duvardır. İşte bu duvarın en aşılmaz taşa dönüştüğü, emperyalizmin Anadolu’yu mezara gömme rüyasının parça parça edildiği o mukaddes dönüm noktası, 30 Ağustos Büyük Taarruz ’dur. 1922’de Dumlupınar’da tecelli eden akıl ve Gazi Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu askerî deha; alelade bir askerî operasyon değil, kökleri bin yıl öncesine uzanan Türk devlet aklının ve ordusunun yeryüzündeki bağımsızlık mührüdür. Bugün Türkiye’nin çizdiği makro vizyonun ve küresel sistemin adaletsiz merkezlerine karşı verdiği o sarsıcı cihanşümul mesajların şifresi, Kocatepe’den İzmir’e doğru sel gibi akan o yalın kılıç akıncıların ruhunda saklıdır.

30 Ağustos ve Savaşan Ordunun Ahlakı

Bizim devlet geleneğimizde ordu, sadece sınırları koruyan mekanik bir aygıt değildir; o, adaletin, merhametin ve nizam-ı âlemin yeryüzündeki adıdır. Büyük mütefekkirimiz Nizamülmülk,........

© Turktime