menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖLÜ ADAMIN DERİSİ

7 0
21.10.2026

Zamanın ruhu, kutsal olan ne varsa büyük bir gürültüyle öğütürken insanlık tarihi belki de hiç bu kadar büyük bir ontolojik tehditle karşı karşıya kalmamıştı. Eskiden ölüm; mutlak bir sessizlik, teslimiyet ve geride kalan birkaç sararmış fotoğraftan ibaretti. İnsan gider, giysileri dolapta kalır, teni toprağa karışırdı. Oysa bugün, biyolojik varlığını tamamlamış bir fâninin ardından bambaşka ve tekinsiz bir küresel sömürü çarkı dönüyor: Dijital otopsi. Ölen kişinin geride bıraktığı tüm teknik izler, ses tonu ve yüz hatları, teknoloji laboratuvarlarında vahşi bir hırsla işleniyor. Ortaya çıkan şey, merhumun aslına kusursuzca benzeyen yapay bir maske; yani veri tabanlarında asılı duran "ölü adamın derisi". Teknoloji devleri, sırf biz gidenlerin yokluğunu kabullenemeyecek kadar zayıfız ya da bu yeni dünya düzeni vahşi bir kâr elde edecek diye o cansız yüzü kuşanıp bilgisayar ekranlarından bize gidenlerin sesiyle hitap ediyor. Fransız düşünür Jean Baudrillard’ın kulaklarımıza küpe olan "Simülasyon Kuramı", bugün küresel elitlerin en büyük yönetim aygıtı hâline gelmiştir. Kalbi durmuş birinin yapay gölgesini canlandırmak onu yaşatmak mıdır, yoksa insan onuruna ve aziz hatırasına yapılmış en modern işkence mi?

Küresel elitlerin yeni pazarı ve teknolojik sömürgecilik

Geçmişin kaba güç unsurları yerini artık insan bilincinin ve mahremiyetinin işgaline bırakıyor. Yas endüstrisi adı verilen bu yeni ticari saha, milyarlarca dolarlık devasa bir sektöre dönüştü. Sektör analizlerine göre bu yapay hafıza pazarının 2034 yılına kadar 80 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. İnsanların hayattayken bıraktığı izler, artık aylık abonelik modelleriyle ticari birer ürüne dönüştürülüyor.........

© Turktime