menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İÇ CEPHE MUTABAKATI GÜNLÜK SİYASETİN ÖTESİNDEKİ BEKA

11 0
12.10.2026

Bir milletin asıl mukavemet gücü, meclis kürsülerindeki sayısal aritmetikle değil; fırtınalı küresel konjonktürde içeride sergilediği sarsılmaz kenetlenme iradesiyle ölçülür. Uluslararası sistem, asimetrik güç mücadelelerinin ve jeopolitik kırılmaların gölgesinde yeniden şekillenirken sınırlarımızın ötesinde yürütülen diplomatik ve stratejik hamlelerin ayakta kalabilmesi, tamamen iç siyasetin omurgasına bağlıdır. Eğer bir ülkenin iç siyasi zemini, dışarıdan kurgulanan algı operasyonlarının ve sosyal medya manipülasyonlarının müdahale alanına dönüşmüşse coğrafyadaki iddiaların kalıcı bir zemine oturması imkânsızdır. Bugün Türkiye’deki siyasi iklimin en büyük açmazı, partiler arasındaki rasyonel fikir ayrılıkları değil; tabana yayılan yıkıcı üslup erozyonudur. Günübirlik iktidar kavgaları ve ekrandan meydanlara taşan hırçın dil; aile huzurumuzdan eğitim hayatımıza kadar toplumsal dokunun her hücresini yaralamaktadır.

Toplumsal Hafızanın Siyaset Üstü Vakarı

Siyaset, toplumsal sorunlara çözüm üreten bir akıl yarışı olmaktan çıkıp yıkıcı bir kör dövüşüne dönüştüğünde kazanan yapılar değil, kaybeden topyekûn bir gelecek olur. Siyaset sahnesindeki bu tehlikeli gidişatı durduracak olan asıl pusula, bu toprakların mayasını karan ulu şahsiyetlerin manevi mirasıdır. Osmanlı Devleti’nin adalet ve ahlak temelini atan, devletin ayakta kalmasını toplumsal huzura bağlayan büyük mutasavvıf ve düşünür Şeyh Edebali, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" diyerek iç cephenin sarsılmaz sırrını asırlar öncesinden ilan etmiştir. Şeyh Edebali’nin bu zamansız vasiyeti, iç siyasette körü körüne yürütülen fanatizme ve kırıcı üsluba karşı bugün hem yönetenlerimize hem de aziz milletimize en büyük hatırlatmadır. İnsanı ahlakla, adaletle ve hürmetle yaşatmayan hiçbir siyasi anlayış, devlete ve millete hizmet edemez.

Milli Güvenliğin Hukuki Tahkimatı

Nitekim son günlerde tanıklık ettiğimiz operasyonlar; sözde cemaat yapılanmalarına, fon kriziyle anılan kişi ve çevrelere, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı şüphelerine uzanan geniş bir alanda devletin iç cepheyi temizleme ve kamusal egemenliği kayıtsız şartsız tesis etme kararlılığının göstergesidir. Devlet mekanizmasının, hukuk sınırları içinde kalarak illegal yapılanmalara ve paralel odaklara müdahale etmesi, millî güvenliğin mutlak bir gereği ve iç cepheyi tahkim eden çok büyük bir kazançtır. Egemenliğin........

© Turktime