Önce madalya, sonra hakaret! Kurtulmuş'un ziyaret ettiği gaziye resmi yazıyla "DELİSİN!" dediler!
Bir devletin gazilerine nasıl davrandığı, aslında kendisine ne kadar saygı duyduğunu gösterir.
Çünkü gazi; sıradan bir kamu görevlisi değildir. Gazi, gerektiğinde canını ortaya koymuş, bedeninin bir parçasını bu ülkeye emanet etmiş insandır.
Bu nedenle gazilere yönelik her muamele, sadece bir kişiye değil, devletin kendi hafızasına ve kendi onuruna yapılmış sayılır.
Önümde Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 23 Haziran 2026 tarihli resmi yazısı duruyor. Muhatap: 15 Temmuz Gazisi Emre Doğan. Konu: Emre Doğan. Dayanak: Eğitim Müfettişleri Başkanlığı'nın 16 Haziran 2026 tarihli yazısı. İmza: Şube Müdürü Bayram Can.
Ve yazıda deniliyor ki: "Eğitim Müfettişleri Başkanlığı'nın ilgi sayılı yazısındaki karar gereğince Sağlık Bakanlığı'na bağlı Etlik Şehir Hastanesi Psikiyatri Bölümü'ne birinci dereceden bir yakınınızla gitmeniz ve muayene olmanız gerekmektedir." Bir kez daha okuyun.
Bu yazının muhatabı, omurilik felçlisi bir 15 Temmuz gazisi. İddialara göre mesele işe geç kalması. Omurilik felçlisi işe geç kalsa ne olur, işe gelmese ne olur?
Peki devletin ilgili kurumları ne yapıyor? Önce fiziksel durumunu araştırıyor mu? Hayır. Çalışma şartlarının engeline uygun olup olmadığına bakıyor mu? Hayır. Yaşamını nasıl sürdürdüğünü, her gün hangi zorluklarla........
