menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fakat bu butlan her yere ateş ediyor! Donla yakalandı ama Kemal Bey hain! Operasyon! Babacan!

67 0
05.06.2026

CHP'de yaşanan "mutlak butlan" süreci, hukuki olduğu kadar siyasi ve ahlaki boyutlarıyla da tartışılmayı hak ediyor. Çünkü siyaset sadece mahkeme kararlarıyla değil, meşruiyet algısıyla da yürür.

Evet, ortada bir mahkeme kararı varsa hukuk açısından buna saygı göstermek gerekir. Ancak siyasetin tarihi bize gösteriyor ki; hukuken mümkün olan her şey, siyaseten doğru veya etik değildir.

28 Şubat sürecinde alınan birçok karar da dönemin mevzuatına uygun görünüyordu ama etik değildi. 

Yakın tarihte dünyanın çeşitli ülkelerinde mahkemeler aracılığıyla şekillenen siyasi müdahaleler de "hukuki" gerekçelere dayanıyordu.

Fakat tarih, olayları sadece hukuk kitaplarından okumaz. Toplumsal vicdanın verdiği hükmü de kayda geçirir. Tam da bu nedenle CHP'deki butlan sürecine yalnızca "mahkeme karar verdi" diyerek bakmak eksik kalır.

Ancak burada gözden kaçırılan ikinci bir gerçek daha var.

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çizgisinin temsil ettiği ekip de süreç boyunca kendi hatalarıyla yüzleşmek yerine her eleştiriyi reddetmeyi tercih etti. Parti içindeki tartışmaları bastırmaya çalıştı. Şaibe iddialarını küçümsedi. Kendilerine yönelen her soruyu siyasi saldırı olarak gördü.

Siyasetin en büyük hatası, kendi yanlışlarını göremeyecek kadar taraftarlarının alkışına teslim olmaktır.

Bugün CHP tabanının önemli bir bölümü ve iktidar karşıtı sosyoloji, İmamoğlu-Özel ekibinin hatalarını görmezden geliyor. Çünkü önceliklerini Erdoğan karşıtlığı üzerine kurmuş durumdalar. Oysa siyaset, sevdiğin aktörün yanlışlarını da eleştirebilme olgunluğunu gerektirir.

Bir siyasi hareket, yalnız rakiplerinin hatalarına odaklanıp kendi kusurlarını görmezden geldiğinde zamanla muhasebe yeteneğini kaybeder.

Türkiye siyasi tarihi bunun örnekleriyle doludur. ANAP'ın yükseliş döneminde yapılan yanlışlar uzun süre görmezden gelindi.

DSP, Ecevit'e duyulan büyük sempati nedeniyle kendi iç sorunlarını konuşamadı.

Merkez sağ ve merkez soldaki birçok parti, liderlerine duyulan bağlılık yüzünden gerçeklerle yüzleşmeyi erteledi ve sonunda ağır bedeller ödedi. Bugün CHP'nin önündeki temel mesele de budur.

Butlan kararı hukuki olabilir. Ama siyasetin sorusu sadece "hukuka uygun mu?" değildir. Aynı zamanda "etik mi?", "meşru mu?", "toplumsal vicdanda karşılığı var mı?" sorularını da sormaktır.

Aynı şekilde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibinin de kendilerine şu soruyu........

© Turktime