SİDİK YARIŞI
Bazı insanların hayatta bir hedefi yoktur; rakibi vardır. Kimin arabası daha pahalı, kimin çantası daha marka, kimin çocuğu daha başarılı, kimin tatili daha uzak, kimin masası daha kalabalık, kimin telefonu daha yeni… Bitmez. Biz buna halk arasında son derece akademik bir ifadeyle “sidik yarışı” diyoruz. Adam “Antalya’ya gittim” der, öteki “Biz zaten her yaz Bodrum’dayız” diye atlar. Kadın “Kızım İngilizce öğreniyor” der, karşısındaki “Bizimki İngilizceyi geçti, Fransızcaya başladı” der.
Sen “Biraz yoruldum” dersin, mutlaka senden daha çok yorulmuş biri çıkar. Hatta hastalığın bile rekabeti var.
“Belim ağrıyor.” “Ayy seninki bir şey değil, benim üç fıtığım var.” Geçmiş olsun demek yerine teşhis yarıştırıyoruz. Çünkü bazı insanlar sohbet etmiyor; puan topluyor. Sosyal medya da bu yarışın olimpiyat stadı oldu. Eskiden komşunun yeni aldığı perdeyi görüp kıskanırdık, şimdi hiç tanımadığımız bir kadının Maldivler tatiline sinirleniyoruz. Kahvaltımızı yemeden başkasının serpme kahvaltısını........
