menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖRECELİLİK LABİRENTİ

10 0
03.09.2026

Maddenin gerçeği yaklaştıkça kayboluyor.. Maddenin gerçeği ona yaklaştıkça neden kayboluyor? Yaklaştığımızda görüntünün ve maddenin “gerçeği” ile gerçekten karşılaşabiliyor muyuz?

Gelecek öyle bir gelecek ki; gelecekse de gelmeyecek gibi yaşayan insanlar var aramızda... Zaman öyle bir zaman ki; her şeyin “an” noktasında yaşandığı bariz belli olduğu halde bunu kanıtlayamıyoruz... Maddenin gerçeği yaklaştıkça kayboluyor, uzaklaştıkça ise ona ulaşmak imkansızmış gibi hissediyoruz... Bir camdan dışarı baktığınızda minicik pencereleri olan plazalar görürsünüz.. Oysa o binaların yanına yaklaştığınızda bir anda devasa bir hale bürünürler...

Peki madde algısı nasıl bir şeydir? Bir gözünüzü kısıp başparmağınızla güneşi kapatabiliyorsunuz! Güneş gerçekten başparmağınız kadar mı? Yoksa madde bulunduğumuz konuma ve algımıza göre sürekli başka bir “kılığa” mı giriyor?

Bir arkadaşınızın varlığı nerede duruyor?

Mesela arkadaşınızla görüntülü görüşmede ekrana yansıyan hali başka, kamerada gördüğünüz hali başka, balkonun camındaki yansıması ise bambaşka… Hatta camdaki görüntüsü camın ardındaki dağların üzerinde bile görünebiliyor.. Öyleyse hangisi gerçek? Gerçek olan neden her yansımada farklı bir biçim alabiliyor?

Gerçeklik Dediğimiz Ne Olaki? VR gözlüğünü taktığınızda dünyanız değişiyor. Gördüğünüz mekan değişiyor, mesafeler değişiyor, yön duygunuz değişiyor; beyniniz ise bütün bunları belirli bir süre boyunca gerçekmiş gibi algılayabiliyor... Peki ya VR gözlüğünü hiç çıkarmadığımızı varsayarsak? Normal kabul ettiğimiz yaşantımızda da maddenin “gerçeği” ile doğrudan karşılaşamıyor olabilir miyiz? Belki de gördüğümüz şey gerçeğin kendisi değil; zihnimizin gerçeklik hakkında oluşturduğu bir yorumdur... İnsan aynı günlerin benzerini fiziksel sınırları doğrultusunda tekrar ettiğinde yaşadığını sanabiliyor... Çok basit bir hayatın varlığını gözünde büyüttüğünde ise kendisini aciz hissedebiliyor... O hâlde soruyorum: Kişi yaşadığı kısa bir anın tekrarını neden yapar ki? Ve bu inanışını neden bir ömre sığdırır? Tüm varlık alanı gözbebeklerinize sığıyorsa; siz mi büyüksünüz, varlık alanı mı? Ve belki de en temel soru: SEN GÖZLERİNİ GÖRDÜN MÜ Kİ; GÖZLERİNİN GÖRDÜĞÜNE........

© Turktime