“Bizim de bir planımız var; atın kuyruğunu bağladık”
Bu cümleler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait.
Sultan Alparslan’ın Türklere Anadolu’nun kapılarını açtığı Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünde Ahlat’tan tarihî mesajlar verdi.
Detayına geçmeden önce, bazı önemli hatırlatmalar yapalım ki, verdiği mesajlar daha iyi anlaşılsın.
Erdoğan, aynı noktada iki yıl önce ‘iç cephe’ vurgusu yapmış, hemen akabinde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıyla Terörsüz Türkiye süreci başlamıştı.
40 yıl ülkemizi bölmek için taşeronluk yapan terör örgütü, Cumhurbaşkanımızın bu çağrısının ardından Sayın Bahçeli’nin başlattığı cesur girişimle bütün emellerinden vazgeçmekle kalmadı, kendini feshetme kararı da aldı.
Önce Kandil’de sembolik olarak silahlar yakıldı.
Ardından TBMM’de çalışmalar yapıldı, fesih süreciyle ilgili süreç kanunlaştı.
Erdoğan’ın ‘iç cephe’ çağrısından tam iki yıl sonra, yine Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü vesilesiyle devlet erkanının Ahlat’ta bulunduğu gün, terör örgütünün Suriye kolu da feshini duyurdu.
Aslında aradan geçen iki yılda, SDG/YPG’nin feshinden daha önemlisi, Suriye’de bu örgütlere yataklık yapan 60 yıllık Esad rejiminin devrilmesiydi.
Rejim çökünce, orada terörü besleyen ana damarlardan İran da çekilmek zorunda kaldı -ki, o dönem Türkiye’ye karşı nasıl hasmane bir tutum sergiledikleri henüz hafızalarımızda çok taze.
İran’ın sözde İsrail’e karşı tampon gördüğü Esad rejimi, giderayak ülkedeki bütün hava savunma sistemleri, stratejik noktalar ve silah depolarının yerlerini İsrail’e sızdırdı, tamamının imha edilmesini sağladı.
Türkiye’ye karşı Suriye’deki stratejik müttefiki Esad’ı kaybeden İsrail’in elinde bir tek “devlet kurma” vaadiyle kandırdığı terör örgütü kalmıştı, o da Türkiye ve yeni Şam yönetiminin hamlesiyle boşa çıktı.
‘Büyük İsrail’ hayaliyle 15 yıldır Suriye’nin kuzeyine silah yığdırarak sınırımıza 'teröristan' kurdurmaya çalışan Tel Aviv, bütün planları çökünce........
