Serzeniş gibi
Dünya bir misafirhanedir. Cümle cihan bunu bilir. İnsan her başlangıcın bir sonu olduğunu, her yaşayanın öldüğünü; ölenin fena bulduğunu, olacak olanın olduğunu, her yeninin eskiyeceğini… Her tazenin solup pörsüyeceğini bilir.
Tarih kitapları da bize bunu böyle öğretir. Bilene…
Kimi vakit hiç ölmeyecek gibi yaşarız bazılarımız, ölenleri, gelip geçenleri görmekte olduğumuz hâlde... Hiç akıl etmez miyiz? Hiç fikretmez miyiz? Hiç ibret almaz mıyız? Uyarıldığımız hâlde, şairin dile getirdiği gibi:
“Çeşm-i ibretle nazar kıl, dünya bir misafirhanedir,
Bir mukîm âdem bulunmaz ne acîb kâşânedir
Bir kefendir âkıbet sermayesi şâh u gedâ
Bes buna mağrûr olan mecnûn değil de yâ nedir?”
Yani günümüz anlamıyla “Bir bakarsan ibret gözüyle dünya misafirhane gibidir. Burası öyle şaşıracak bir saraydır ki kimse burada sürekli kalamaz. İster zengin ol ister fakir sonunda herkes yalnızca kefen giyebilmektedir.........
