menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mankurtlaşma ve millî hafıza üzerine

51 0
10.09.2026

Saflar birleşmeli… Zira zor bir döneme girdik.

Bugün gündemin ağırlığı nedeniyle savaşları, işgalleri, yıkımları; köprüleri, koridorları ve ikmal yollarını konuşuyoruz. Oysa bütün bunların ötesinde, üzerinde belki de en fazla durmamız gereken meselelerden biri millî hafızadır.

Dünya yeniden şekillenirken toplumsal hafızayı zinde tutmak, millî hafızadan beslenerek siyaset ve fikir üretmek, içinde bulunduğumuz jeopolitik dönemin artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluğu hâline gelmiştir.

Çünkü bir toplumun fikir, düşünce, gaye ve ülkü kodları boşaltılırsa, o toplum dışarıdan yapılacak operasyonlara karşı savunmasız hâle gelir. Düşman bazen sınırda, bazen pusudadır. Üstelik artık yalnızca uçaklarla, tanklarla ve ordularla hareket etmiyor. Yeni savaşların önemli bir cephesi toplumların zihni ve iç cephesidir.

Mankurtlaştırılmış yapılara ve insanlara ihtiyaç duyanlar için millî hafızanın zayıflatılması başlı başına bir hedeftir.

Bu nedenle kurum ve kuruluşlarımızı, toplumun düşünce ve insan mimarisini oluşturan münevverleri, fikir insanlarını ve hakikat arayışını önceleyen insan kaynağını korumak zorundayız.

Safları boşaltmak, insanları birbirinden uzaklaştırmak ve itibarsızlaştırmak gibi meseleleri basit şahsi hesapların konusu hâline getirmemeliyiz.

Tam tersine, safları sıklaştırmalıyız.

Çünkü insan kaynağı, bir ülkenin sahip olduğu en büyük stratejik zenginliklerden biridir.

Bu dönem, birçok yönüyle bir "millî mücadele" dönemini andırıyor. Böyle zamanlarda toplumsal hafızaya sahip çıkan ve bu hafızanın değerleriyle yol yürüyen insanlara sahip çıkmak gerekir. Fikri, emeği ve tecrübesi olan insanları günübirlik hesaplara kurban etmek, yalnızca bir kişiyi değil,........

© Türkiye