Hürmüz’den Malakka’ya: Trump’ın sessiz satrancı
ABD Başkanı Trump, İran’la anlaşmaya varma sürecini “satranç” olarak nitelendirdi.
Bu ifade aslında önemli bir değişimin işareti. Yani Trump, İran konusunda sessiz siyaset uygulama moduna geçmiş görünüyor.
Nedeni açık: Trump, İran’la ilgili süreçte henüz tam istediğini alamadı. Bu durum; ABD’nin kısa vadeli, yüksek dozajlı hamleler yerine orta vadeli, sessiz ve sabırlı bir strateji izlemek zorunda kaldığını gösteriyor...
Görünen o ki Trump, İran içindeki dengeleri hafife almadan, sessiz bir satranç yöntemiyle Hürmüz’ü almak istiyor.
İran’la ilgili olayların başında öne sürülen demokrasi, özgürlük ve kadın hakları gibi başlıkların, gerektiğinde kullanılmak üzere hazırlanmış kullanışlı hikâyeler olduğu, aslında Trump’ın bugünkü stratejileriyle bir kez daha teyit ediliyor.
Gerçi bunun bir strateji olduğu; kavganın tarafı olan ABD ve İsrail açısından insan hakları gibi kavramların ne ölçüde önemsendiği de başından itibaren açıktı.
Peki meselenin özü nedir?
Trump Hürmüz’ü istiyor. İran ise sadece kendi adına değil, İngiltere ve Çin adına da direniyor.
Bu büyük kavganın arka planında İran’ın, uzun yıllar elinden alınmış imkânlarını yeniden kazanma isteği bulunuyor. Bu kadar ölümüne mücadelenin nedeni de burada yatıyor. İran penceresinden bakıldığında, elinden alınmış imkânları geri kazanmak için........
