Çok kutuplu dünya, mecburi denge ve yeni ittifaklar
Yeni paradigmanın yeni ittifakları da beraberinde getirdiği bu süreçte Türkiye, bölgesel ve küresel siyasi dengeleri doğru okuyarak şekillenen döneme yön vermeye çalışıyor.
Mekke İttifakı ile başlayan savunma hattına üye ülkelerin dışişleri ve savunma bakanlarının İstanbul toplantısında, ittifakın temellerine ilişkin birçok soru cevap buldu. Üç kurucu devletin dizayn etmeye çalıştığı yeni savunma hattı, artık işleyen bir mekanizma oluşturma aşamasında. Yani Türkiye, baktığınızda bu sürecin külfetini de üstlenmiş durumda.
İttifak genişleyecek. Temelleri doğru atılan bu hattın kalıcı bir mekanizmaya dönüşmesi ve sürdürülebilir bir savunma kapasitesi oluşturması, önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olacak.
Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü kapsamında Bişkek Zirvesi’ne katıldı. Bugün gerçekleşecek Erdoğan-Putin görüşmesi de gündemdeki birçok soruya cevap niteliği taşıyacak.
Peki gündemde hangi sorular var?..
Karadeniz’de ticaret ve ikmal yollarında seyreden Türk gemilerine yönelik saldırıların durdurulması konusunda Ankara’nın tavrı net. Tehdit hangi taraftan gelirse gelsin Türkiye müsamaha göstermiyor, göstermeyecektir de…
Rusya-Ukrayna hattından gelen haberlere bakılırsa, Avrupa’nın da dâhil olması öngörülen yeni bir çatışma ortamı Türkiye açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Avrupa ile Rusya arasında Ukrayna üzerinden oluşan gerilimin ve düşmanlık dozunun giderek yükselmesi, doğrudan Rusya-Avrupa çatışması ihtimalini de güçlendiriyor.
Ukrayna eliyle Rusya içlerine uzanan savaş ortamının İngiltere’nin kurgusu olarak algılandığı bir dönemde, Moskova’nın da bu süreci daha ileri taşımak isteyip istemediği üzerine düşünmemiz gerekiyor.
Çünkü yeni kriz ortamı, Avrupa üzerinden şekillenen yeni dünya paylaşımı sürecinde tarafların sınırlarını belirleyecek nitelikte.
Peki, Avrupa bu sürecin neresinde........
