menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-Çin düellosu

38 0
19.05.2026

ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyaretiyle birlikte bazı sorunların aşılacağına dair beklentiler oluşmuştu.Ancak görünen o ki Çin, "sabır siyaseti"ne devam etmeyi tercih ediyor.

Trump’ın İran konusunda yeniden saldırgan bir çizgiye yönelebileceğine dair verdiği dolaylı mesajlar, aslında ABD ile Çin arasında stratejik başlıklarda tam anlamıyla bir uzlaşı sağlanamadığını gösteriyor.

Trump sık sık fikir değiştiriyor. Fakat artık bunun bir kararsızlık değil, doğrudan bir siyaset yapma biçimi olduğu anlaşılıyor.

İran ise Çin açısından son derece hassas bir konu. Aynı zamanda ABD-Çin rekabetinin önemli mücadele alanlarından biri olarak da okunabilir.

Trump’ın Çin’de karşılanış biçimi bile Pekin’in, Amerikan siyasetinin tam tersine; daha kontrollü, daha soğukkanlı ve uzun vadeli bir stratejiyle ilerleyeceğine işaret ediyor.

Tabii Trump’ın yanında Henry Kissinger gibi bir isim yok. Belki olsaydı bugün çok daha farklı bir siyaset satrancı izliyor olurduk.

Kissinger önemli bir figürdü. Özellikle ABD-Çin gerilimlerinin geçmiş krizlerinde çözüm üreten yaklaşımı bugün yeniden dikkat çekiyor.Onun On China isimli eserine baktığımızda, sürecin nereye evrilebileceğine dair yaptığı uyarıların yeniden anlam kazandığını görüyoruz.

Kissinger’a göre ABD ve Çin çağın iki ana güç merkezidir. Bugünkü dünyanın geleceğini de bu iki devlet arasındaki rekabetin sonucu belirleyecektir.

Zaten dünyayı savaş odaklı bir sürece sürükleyen temel nedenlerden biri de budur.

İsrail’in hukuk tanımaz yöntemleri, katliam merkezli vahşeti de bu iki........

© Türkiye