Pardon!.. Bunlar sizin fikriniz mi, sosyal medyadan çaldıklarınız mı?
Sosyal medya ile ilgilenmeyi pek sevmiyorum ama işe, eşe, dosta ayak uydurmak için takip ediyorum. Gündemden haberdar olmam, güncel kalmam dışında çok daha işime yarayan bir şey var: Sohbet ettiğim kişinin düşünüp düşünemediği… Uzun süredir bu konuda gözlem yapıyorum. Vardığım kanı şu: Çoğu insan sadece sosyal medyada gördüğü şeyler üzerine konuşuyor. “Ne var bunda!” diyebiliriz. Benim için sorun olan tarafı; bir şeyi tam bilmeden, araştırmadan, analiz etmeden başkasının fikrini benimsemek. Karşımdaki genellikle bir olay veya bir kişi hakkında popüler kanıya göre cümleler kuruyor. Bunun için ise yapması gereken basit bir şey var; kendisine yakın olan görüşü bulmak. Gerisi kolay. Zihnine kopyaladığın kelimeleri dilinle bana yapıştır. Neyin ne olduğu, ne kadar doğru olduğu önemli değil. Ben olaya daha geniş çerçeveden baktığımda ise farklı bir konuya geç, yine aynı rotayı çiz.
Aktardıklarımın daha anlaşılabilir olması için birkaç örnek vereceğim. Böylelikle beyindeki süzgecin ne kadar önemli olduğunun farkına varalım.
SOSYAL MEDYA KAHRAMANLARINA NE DEMELİ?
Güncel olay Haluk Levent ile başlayayım. Kendisi, çocukluğumdaki bir röportaj ile hafızamda yer etmişti. Hayal meyal hatırlıyorum, battığını, borç........
