Fark
Metin, Sovyetlerin Afganistan işgalini, mücahitlerin direnişini ve bu direnişin günümüzdeki benzer örneklerle karşılaştırılmasını ele almaktadır.
Kızılordu, 100 bine yakın askerle 27 Aralık 1979'da Afganistan'ı işgal etti ve komünist Babrak Karmal başa getirildi.
Afgan mücahitler, ilkel silahlarla ve sınırlı imkanlarla Sovyetlere karşı direniş gösterdi.
10 yıl süren mücadelenin ardından düşman, 15 Şubat 1989'da Afganistan'dan çekilmek zorunda kaldı.
Metinde, Afganistan direnişi ile Gazze ve İran'daki direniş arasında paralellikler kurulmaktadır.
Sovyetler Birliği, Afganistan'ı işgal ettikten yaklaşık 12 yıl sonra, 26 Aralık 1991'de dağıldı.
Kızılordu, 100 bine yakın askerle 27 Aralık 1979’da Afganistan’ı işgal etti. İktidarda ADHP-Afganistan Demokratik Halk Partisi vardı. Ülke, Sovyet yanlıları tarafından Moskova’nın uydusu hâline getirilmiş, ismi, "Afganistan Demokratik Cumhuriyeti" yapılmıştı.
İşgalle eş zamanlı olarak Afganistan’ın başına komünist Babrak Karmal getirildi. Afgan vatanperverleri, dinsiz rejime karşı öteden beri cihâd ediyorlardı. İktidardaki Hükûmet, çâresiz kalınca Moskova’dan yardım istemişti. "Sovyetler Birliği" maskeli Rusya, Kızılordu’yu asker, tank ve jetlerle Kabil merkezli olarak bu İslâm memleketine sevk etti.
Sayıları, bir avuç olan mücahîdlerin silahları ilkel şeylerdi. Komşu Pakistan ve İran ile dışarıdan bir miktar yardım alsalar da sahip oldukları imkân, bir süper gücün koca koca devletleri titreten ordusu karşısında yetmezdi...
Afganistan mücahîdlerinin millî mücâdele dâvâsı, şuurlu ve kardeşinin derdiyle dertli Müslümanların duasındaydı.
İslâm memleketleri, Sovyet zorbalığına karşı bir varlık gösteremiyorlardı. Dönem, soğuk savaş dönemiydi. İşçi-Köylü İktidarı vadeden Marksist-Leninist SSCB, Çin hududundan Batı Avrupa’da Baltık Denizi ve Güney Avrupa’da Adriyatik’e kadar yayılmıştı. Moskova’da "Komünist Partisi Genel Sekreteri" ünvanıyla Leonid Brejnev işbaşındaydı.
Türkiye, uzun zamandır Sovyet tehdidi yaşıyordu. Çâreyi NATO’ya girmekte buldu. Bu teşkilata........
