menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet bizden ne ister!

49 0
14.08.2026

Köprülü Mehmed Paşa, sadarete geldiği zaman, “Devlet-i Aliyye bizden hizmet ister, kerr ü fer ve haşmet istemez” demişti. Yani devletin kendilerinden, gösteriş değil hizmet beklediğini ifade etmiş ve hayatının sonuna kadar da bu düstura sadık kalmıştır.

Devlet idaresinin bütün kademelerinde kargaşanın hâkim olduğu bir dönemde sadrazamlığa getirilen Mehmed Paşa, öncelikle sert ve acımasız uygulamalarıyla içeride bozgunculuğa alışmış olanları sindirmiş ve devlete yeniden hayatiyet kazandırmıştır.

İçeride birlik beraberlik olduğunda dış işler devletlerimize her zaman kolay gelmiştir.

Gerçekten de Osmanlı Devleti Köprülü öncesinde iç karışıklıklar yüzünden dış meseleler ile ilgilenemez olmuştu.

İbrahim Han döneminde başarıyla başlayan Girit meselesi uzamış kangren hâlini almıştı. Venediklilerle 1645’ten itibaren devam eden Girit Savaşı, Köprülü Mehmed Paşa’nın vezaret mührünü eline aldığı tarihte Osmanlıların hayli aleyhinde seyrediyordu.

Köprülü Mehmed Paşa’nın önündeki en büyük problem Venedik ablukasıydı. Öyle ki Venediklilerle yapılan mücadelede Bozcaada ve Limni kaybedilmiş, Çanakkale Boğazı abluka altına alınmış, bu sebeple İstanbul’un iaşesi dahi sıkıntıya düşmüş ve kıtlık baş göstermeye başlamıştı.

İçeride düzeni sağlayan Köprülü ilk olarak Venedik ablukasını kaldırmak için harekete geçti. Gönderdiği donanmada bir topçunun açtığı ateş sonucunda Venedik donanmasının komutanlık gemisinin havaya uçmasıyla abluka bitti. Bozcaada ve Limni'nin geri alınmasıyla Boğazlarda emniyet sağlandı. Bu başarı ile sadrazamın ve devletin prestiji arttı...

Taç giydiren Sadrazam!

Osmanlı Dveleti’nin iç karışıklıklarından faydalanmak isteyenlerden biri de Erdel Beyi II. György Rakoczi idi. O, bir süreden beri Leh Krallığı’nı elde etmek için gizli bir faaliyetin içindeydi.

İsveç Kralı ile anlaşmış ve bu gizli faaliyete Eflak ve Boğdan beylerini de karıştırmak istemişti. Osmanlılar, Lehistan ve Erdel’den oluşan güçlü bir kuzey komşuyu siyaseti icabı uygun görmüyordu.

Rakoczi, kendisini itaate davet eden üç padişah fermanını da kaale almayıp Lehistan’a saldırdı. Bunun üzerine Köprülü Mehmed Paşa Erdel Beyi üzerine sefere çıktı (Haziran 1658). Osmanlı ordusuna Kırım ve Kazak kuvvetleri de katıldığı gibi Leh Kralı da 12.000 kişilik bir kuvvet göndermişti.

Osmanlı ordusu Belgrad üzerinden Yanova’ya yürüyerek bu önemli şehri aldı. Karşısına çıkan Erdel birliklerini bozguna uğrattı. Ancak Rakoczi’yi yakalamak mümkün olmadı.

Köprülü harekâta devam etme niyetinde olmasına rağmen Celâlî Abaza Hasan Paşa isyanı üzerine dönmek zorunda kaldı. Erdel işini Kenan Paşa’ya havale etti. Barcsay Akos’a taç giydirerek Erdel Beyliğine getirdi...

Abaza Hasan Paşa uzun bir süredir Anadolu’da karışıklıklara sebep oluyordu. Köprülü öncelikle onu Anadolu’dan uzaklaştırmak için Diyarbekir’den Halep Valiliğine tayin........

© Türkiye