menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cümle hareketiniz güzeldir!

42 0
07.08.2026

Devlet hizmetlerini her zaman kötüye kullananlar olacaktır. Tıyneti bozuk olanlar yolsuzluğa, rüşvete, ahlaksızlığa, haksızlığa her an bulaşma istidadında olurlar. Ellerine fırsat geçtiğinde bunu kullanmaya başlarlar. Ancak bunların sonu her dönemde hüsran olmuştur.

İşte Köprülü Mehmed Paşa da sadarete geldiği sırada şakavete ve söz dinlememeye alışmış olanlar hazır kıta bekliyordu. Dış tehlikeler bir yana asıl olarak içeride icraatına engel olmak isteyen zümreler vardı. Bunun için sadrazam, saray mensupları ile bunların tahrik edecekleri Kapıkulu ocaklarından her birini gözden ayırmayarak işlerini ona göre mahirane çevirmek mecburiyetindeydi.

Saray mensupları ihtiyar sadrazamın bir iş yapacağını tahmin etmeyerek kendisine ehemmiyet vermeyip âdetleri üzere hükûmet işlerine burunlarını sokmak istediler.

Bunun üzerine veziriazam, sarayda Hasodabaşı olup padişah üzerinde tesir yaparak işlere engel olmak isteyen Halil Ağa’yı tekaütlükle oradan atarak yerine kendi mutemedi Safer Ağa’yı tayin ettirdi.

Bundan sonra paralarını alarak askerleri terhis ile Bozcaada'nın düşman eline geçmesine sebep olan Abaza Ahmed Paşa’yı İstanbul’a getirterek Valide Sultan’a mensubiyetine ve onun himayesine bakmayarak derhâl idam ettirdi.

Bu sırada kudretli vezirlerden Seydi Ahmed Paşa, Kaptan-ı Derya bulunuyordu. Kendisi sarayda baltacılıktan çıkma olup orada taraftarları vardı. Bunlar Seydi Ahmed Paşa’nın veziriazam olmasını istediklerinden saray ağaları vasıtalarıyla bu hususta vaat almışlardı. Köprülü’nün başına buyruk hareketlerinden rahatsız olunca hemen girişimlere başladılar.

Fakat Köprülü Meh­med Paşa bunu haber alır almaz Aralık 1656’da Seydi Ahmed Paşa’yı Bosna Valiliğine tayin ettirip derhâl İstanbul'dan çıkardı. Köprülü'nün bu hareketi saray adamlarının cüretlerini kırdığından bu defa da el altından Kapıkulu süvarilerini tahrik eyle­diler.

Bu gelişmelerin sonunda bir kısım Kapıkulu süvarileri maaşlarını istemek bahanesiyle Defterdar Divrikli Mehmed Paşa’nın Süleymaniye’deki konağını taşlayıp camlarını kırmışlardı.

Köprülü Mehmed Paşa, sipahilerin daha o zamandan beri isyan için bahane aradıklarını gerek saraydaki ve gerek dışarıdaki casusları vasıtasıyla öğrenmiş olduğundan ona göre tedbir almakta idi. Hatta isyandan bir gün evvel gizlice Şeyhülislam Bali Efendi’yi ziyarete gidip;

“Efendi hazretleri, sadarete geleli bizden şer'-i şerife aykırı ve devlet haysiyetini ihlal eden bir hareket sadır oldu mu?” diye sordu. Bali Efendi de;

“Hayır, cümle hareketiniz şer'îdir ve güzeldir” diye cevap verdi. Bunun üzerine Köprülü, bu mütalaasını yazılı olarak istedi ve Şeyhülislamdan bir hüsn-i hâl vesikası olarak lüzumu hâlinde gösterilmek üzere koynuna koydu. Şeyhül­islam Efendi, ortada hiçbir sebep yokken böyle bir vesikanın alın­masına hayret ederek;

“Paşa hazretleri! Bu ilama niçin ihtiyaç hâsıl oldu?” diye sorunca Köp­rülü;

“Şimdiki hâlde ihtiyaç yok. Fakat maksat dostluğunuzu tecrübedir. Muhaliflerimizin sizi de kendilerine celbedip etmedik­lerini........

© Türkiye