Balkanlar bağımsızlık, paşalar darbe peşindeydi!
Osmanlı Devleti’nin son elli yılına damga vuran paşalardan biri de Gazi Osman Paşa idi. Adı muhteşem Plevne savunmaları ile özdeşleşen bu paşa maalesef Türk tarihinde bir türlü hak ettiği değeri bulamadı. Konuşulmadı. Adına anma programları yapılmadı...
Osman Paşa’yı tanımak ve tanıtmak adına tarihin bu en önemli devresine ışık tutacağız. Zira buradan çıkarılacak çok büyük dersler olacaktır.
Geçen hafta belirttiğimiz üzere 1876 yılında, Balkanlar tam bir kargaşa içinde bulunmaktaydı. Bir taraftan Bosna-Hersek olayları, diğer taraftan Karadağ İsyanı ve Bulgaristan’daki iç huzursuzluk bölgeyi tam bir barut fıçısı hâline getirmişti.
Osmanlı hükûmeti, Balkanlardaki huzursuzluğu bir an evvel gidermek için bazı tedbirler almış, kabiliyetli komutanları tespit ederek Rumeli’ye tayin etmişti. Bunlardan biri de Osman Paşa idi...
Vidin’deki kuvvetlerin başına geçen Osman Paşa karargâhını Adliye kasabasında kurmuştu.
Bu sırada Çarlık Rusyası, Prusya-Fransa savaşından ve bu savaşın Fransa’nın yenilgisi ile sona ermesinden istifade etmek istiyordu. Öncelikle Paris Muahedesi’nin Karadeniz’in tarafsızlığı hakkındaki hükümleriyle bağlı saymadığını Avrupa devletlerine bildirdi.
Balkan Hristiyanlarının bağımsızlık temayülü ise gittikçe artış göstermiş, Hersek Hristiyanları arasında zuhur eden silahlı mukavemet Bosna’ya da yayılmıştı. Sırbistan ve Karadağ da olayları dolaylı olarak destekleyerek teşvik ediyordu.
Bütün bu olayların gerisinde Çarlık Rusyası bulunmaktaydı. Tam bu sırada Bulgaristan’da da isyan baş göstermiş, Sırbistan ise harp hazırlığına girişmişti.
Peki bütün bu sıkıntılar kapıda iken Osmanlı Devleti’nde neler oluyordu?..
Osmanlı Devleti’nin merkezinde paşaları, seraskeri ve şeyhülislamı ile darbe teşebbüsleri ile meşgul idiler!..
Sultan Abdülaziz Han, Mithat ve Hüseyin Avni Paşaların başını çektiği cunta tarafından darbe ile tahtından alaşağı edilmişti. Orada da durmamışlar dört gün geçmeden büyük bir komplo ile kendisini şehit ettirmişlerdi.
Sultan V. Murad’ın zaten bozuk olan psikolojisi daha da bozulmuştu. Bir anlamda devlet merkezi felç vaziyette idi.
Pusuda Osmanlı Devleti’ni bölüp parçalamak isteyen veya ondan ülkeler almak için fırsat bekleyenler için bunda âlâ fırsat olur muydu?
Padişahını şehit etmiş olan bedbaht paşalar sanki yabancı ülkelere buyurun ülkemiz sizin, davetiyesi çıkarmışlardı!..
"Ortodoks Haçı İçin!.."
Fakat buna dur; bu ülke kolay lokma değil diyecek cesur, vatansever paşalar da bulunuyordu. Nitekim Vidin’deki kuvvetlerin başına geçmiş bulunan Osman Paşa, Sırpların hareketlerini günü gününe takip ediyordu.
27 Haziran 1876’da Sırplar, Adliye kasabasında bulunan Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesi ve Sırp Knezi Prens Milan’ın Bosna Valiliğine........
