Masada 15 maddelik ateşkes kâğıdı, Gazze'de 30 şehit kanıtı
Geçtiğimiz cuma günü ABD Başkanı Trump, Hamas’ın, İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesini ve örgütün silah bırakmasını içeren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasını uygulamayı kabul ettiğini açıkladı.
“Barış Kurulu” adı verilen yapı da bu yönde bir mutabakata varıldığını duyurdu; kameraların karşısına geçilip tarihî ilerleme cümleleri art arda sıralandı.
Aynı hafta içinde iki şey daha öğrendik.
Birincisi: Katil İsrail hükûmetinden bu sözde mutabakata ilişkin resmî bir açıklama gelmedi; buna karşılık, sapkın soykırımcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, taslağa açıkça karşı çıktığını duyurdu. Yani masanın bir tarafı imza attı denilirken, soykırımcı tarafın kabinesindeki katil bakan bu imzayı tanımadığını söylüyor.
İkincisi ve daha vahimi: Cuma gününden bu yana, yani tam da bu kabul haberinin duyurulduğu günlerde, katil İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanlarında aralarında bebeklerin de bulunduğu en az 30 Filistinli daha hayatını kaybetti, onlarca masum yaralandı.
Yani daha mürekkep kurumadan, mutabakat denilen şeyin bir tarafı zaten masayı devirmiş durumda; üstelik bunu bir bakanın ağzından, kamuoyu önünde yapıyor.
Ve bu devrilme, soyut bir diplomatik ayrıntı değil sahada can alan bir gerçekliğe dönüşüyor. Filistinliler bu saldırıları, tam da ikinci aşama konuşulduğu bir anda gerçekleşmesi sebebiyle, ateşkes sürecini bilerek baltalamaya yönelik bir girişim olarak okuyor.
Hamas’ın kendisi de İsrail’in saldırılarını sürdürmesinin, üzerinde anlaşılan mutabakatı tehlikeye attığını açıkladı. Bu, taraflardan yalnızca birinin öznel şikâyeti değil; sahadaki fiilî durumun soğuk bir tarifi.
Burada asıl mesele, kimin hangi maddeye itiraz ettiği değil. Asıl mesele bir tarafın kabul ettik demesi, o tarafın kabinesinde oturan bir bakanın bile aynı sözü tanımadığı bir ortamda, sahada silahın susması anlamına gelmiyor.
Ekim 2023’ten bu........
