Devlet Bahçeli’den "Dünya Barış Konseyi" çağrısı
İran ile ABD arasında İslamabad’da kurulan masanın 21 saatte dağılması, sadece bir diplomatik başarısızlık değil; dünya düzeninin artık krizleri yönetemez hâle geldiğinin en net kanıtıdır. Mevcut düzen, kriz çözmek için değil; güç dengelerini korumak ve statükoyu tahkîm etmek üzere kurgulanmış hantal bir yapıya dönüşmüştür. Ukrayna savaşı tüm şiddetiyle sürerken Avrupa güvenlik mimarisi derin bir kırılma yaşıyor; Gazze’de yaşanan ağır insani kriz ise uluslararası sistemin hem hukuki hem de ahlaki kapasitesini ciddi biçimde sorgulatıyor. Katil Netanyahu yönetimindeki İsrail’in Gazze merkezli askerî politikalarının Lübnan'a yayılması bölgesel çatışmanın daha geniş bir cepheleşmeye evrilme ihtimalini güçlendirirken, Lübnan’ın kırılgan devlet yapısı bu gerilimi daha da tehlikeli hâle getiriyor. Tüm bu eş zamanlı krizler, dünyanın farklı coğrafyalarında aynı anda patlayan güvenlik sorunlarının artık tekil değil, sistemik bir çöküşe işaret ettiğini gösteriyor. Küresel vicdanın sahipsiz kaldığı bu zifirî tabloda, uluslararası düzenin yeniden düşünülmesi artık bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur.
Diplomasinin enkaz altında kaldığı bu karanlık dönemde, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin TV100 ekranları aracılığıyla yaptığı “Dünya Barış Konseyi” çağrısı, Türk devlet geleneğinin tarihsel reflekslerinden süzülen bir kurucu irade çağrısı dır. Bu teklif, yalnızca mevcut tıkanmayı tespit eden bir değerlendirme değil; çöken küresel mimarinin yerine daha işlevsel, daha hızlı ve daha adil bir karar mekanizması inşa etme iradesidir.
Sayın........
