Yüksek rezerv, yüksek bedel
Türkiye’nin dış ticaretini sürdürmesi, dış borçlarını ödemesi, döviz kurlarındaki aşırı dalgalanmaları önlemesi ve muhtemel ekonomik krizlere karşı güven sağlaması açısından döviz rezervleri kritik bir stratejik güvencedir. Bu rezervler, ülkenin uluslararası alandaki finansal dayanıklılığını gösterir. IMF standartlarına göre ideal rezerv seviyesi, bir ülkenin en az 3 aylık ithalatını karşılayabilecek ya da kısa vadeli dış borçlarının tamamını ödeyebilecek tutarda olmalıdır...
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu sunumunda brüt rezervlerin 185 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Bu rakam 3 aylık ithalatımız olan 92 milyar doları ikiye katlıyor... Ve 172 milyar dolar olan kısa vadeli borçlarımızın tamamını ödediği gibi 13 milyar dolar da artıyor. Swap hariç net rezervler 35 milyar dolar yükselerek 56 milyar dolar seviyesine ulaştı. Swap hariç net rezerv, Merkez Bankasının net döviz rezervlerinden, barter (takas) anlaşmalarıyla ödünç aldığı geçici dövizleri çıkardıktan sonra elinde kalan tamamen kendisine ait, borçsuz ve öz sermaye niteliğindeki net döviz miktarını gösteren en kritik gösterge...
Peki döviz rezervlerimiz nasıl artıyor? Japonya’da faizlerin yüzde 1; buna karşılık Türkiye’de yüzde 37 olması... Yatırımcılar yoğun biçimde yen borçlanıp Türk tahvillerine hücum........
