Hey Afroditi!
Afroditi Latinopoulou!
Yunanistan milletvekili imişsin. Bak kızım, bu yazıyı sana cevap olarak yazdım. Otur ve utanarak oku, olur mu?
Afroditi, Avrupa Parlamentosu çatısı altında, Türkiye Cumhuriyeti gibi köklü ve büyük bir devleti hedef alarak "yılan" benzetmesi yapma cüreti göstermen, kendi ülkenin karanlık ve hukuk dışı kirli sicilini örtbas etme telaşından başka bir şey değil! Türkiye’yi "Truva atı" ve "işgalci" olarak nitelendirmişsin. Ama unuttuğun ya da bilerek gizlediğin acı gerçek şudur: Ege, Doğu Akdeniz ve Batı Trakya’da uluslararası hukuku, anlaşmaları ve insan haklarını her gün sistematik olarak çiğneyen taraf bizzat senin ülken Yunanistan’dır! Bak birkaçını sana sayayım:
1. Adaların silahlandırılması ve hukukun ihlali
Yunanistan, Doğu Ege adalarının egemenliğini 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile almış ancak bu antlaşmalar adaların "gayriaskerî statüde" kalması şartını açıkça belirttiği hâlde Atina yönetimi, uluslararası hukuku açıkça çiğneyerek burnumuzun dibindeki bu adaları ağır silahlar, üsler ve tümenlerle donatmıştır. Hukuku bu denli pervasızca çiğneyen bir ülkenin bir vekili olarak, bütün bunlara rağmen Türkiye'yi uluslararası hukuku tanımamakla suçlaman trajikomik bir zavallılıktır…
2. Batı Trakya Türk azınlığına yönelik asimilasyon politikası
Avrupa değerlerinden, demokrasiden ve insan haklarından bahseden Yunanistan, kendi topraklarındaki Batı Trakya Türk azınlığının etnik kimliğini dahi tanımamaktadır. Avrupa İnsan Hakları........
