Dünya gündeminin merkezi Ankara…
NATO 1.0, NATO 2.0, NATO 3.0… Aslında hepsi aynı formattaki bir teşkilatı anlatıyor. Başlıklar farklı olsa da mahiyetleri aynı. Yani malum savunma paktının işleyişini, hedeflerini ve performansını işaret ediyor.
Bugün ve yarın bütün dünya başkentlerinde Ankara yani Türkiye konuşulacak… Tarihin gördüğü en geniş “savunma paktı”, NATO’nun 36. Liderler Zirvesine ev sahipliği yaptığı için! Binlerce yerli ve yabancı gazeteci, Ankara ve Türkiye ile haberlerine başlayacak… 2004 yılındaki zirveden sonra, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan; Türkiye’nin bu önemli toplantıya yüzünün akıyla ev sahipliği yaptığını ve çok önemli ölçüde prestij kazandığını ifade etmişti. İftiharla belirtelim ki, Türkiye her dönemde misafirperverliğini ve organizasyon başarısını ispatlamış bir ülkedir. Her devlet kendi ülkesinin bu bakımdan öne çıkmasını ister. Bunun için devasa bütçeler de hazırlar. Ama her ülke her zaman istediği neticeyi elde edemeyebilir…
NATO’nun 36. Liderler Zirvesi, dünyanın fevkalade rahatsızlıklar içinde kıvrandığı bir döneme dek geldi. NATO 1.0 olarak ifade edilen soğuk savaş döneminin Kuzey Atlantik Paktı; 1991 yılında Sovyetler Birliği (SSCB) dağılana kadar, iki bloklu dünyanın siyasi ve stratejik dengelerine göre şekillenmiş ve güç-kuvvet yönünden âdeta sürekli bir tırmanma içinde olmuştur. Bu tırmanma dediğimiz askerî güç, daha ziyade nükleer silahlanma alanında kesafet kazanmıştır. ABD’nin, 1945’te yani II. Dünya Savaşı sona ererken, zaten yakında havlu atmak üzere olan Japonya’ya iki tane atom bombası atmasının esas maksadı SSCB’ye gözdağı vermekti. Çünkü o zaman diliminde, bu korkunç silaha sahip olan tek ülke Amerika idi ve bu açıdan mutlak üstünlüğe sahipti. Daha sonra 1949’da Sovyetler Birliği de bu silaha sahip olunca yeni bir devir başladı. Karşılıklı olarak daha etkili ve daha çok nükleer başlık sahibi olmak… NATO’nun bir numaralı........
