İş yeri el değiştirse de sorumluluktan kaçış yok!
İş hayatında da "Gelen gider, konan göçer" misali iş yerleri de el değiştiriyor. Peki, bir sabah uyandığında iş yerinin başkasına satıldığını öğrenen işçinin hâli ne olacak? "Eski çamlar bardak oldu" deyip haklarını kaybedecek mi?
Elbette hayır. Çalışma mevzuatımız, iş yerinin devrini işçinin kazanılmış haklarına halel getirecek bir fırtına olarak görmez. Tam aksine, "Gönül rızasıyla girilen yükümlülük, namustur" ilkesiyle işçiyi koruma altına alır. İş yerinin veya bir bölümünün hukuki bir işlemle devri, işçinin geleceğini belirsizliğe terk etmez; mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte yeni işverene aynen geçer.
YENİ PATRON, ESKİ HİZMET: MAZİNİN HAKLARI KİME EMANET?
Hizmet Süresinde Kesintisizlik Esastır: İş yeri kapısını kilitleyip anahtarı yeni sahibine teslim eden işveren, sorumluluktan tamamen sıyrılamaz. "Su akar, yatağını bulur" misali, işçinin emeği ve kıdemi de yeni işverene aynen intikal eder. Yasalarımız der ki: Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı tüm haklarda, işçinin ilk işe başladığı tarihi baz almak zorundadır. Yani yeni patron, "Ben seni yeni aldım, geçmişin beni ilgilendirmez" diyemez.
Birlikte Sorumluluk İlkesi: Devir mukavelesinin imzalandığı gün, hakların korunması adına milattır. Devir tarihinden önce doğmuş ve ödenmesi gereken borçlardan hem eski (devreden) hem de yeni (devralan) işveren el ele, omuz omuza sorumludur. Biz buna hukuk dilinde müşterek ve müteselsil sorumluluk diyoruz. Ancak adalet terazisi eski işverene ömür boyu zincir vurmaz; devreden işverenin bu ortak sorumluluğu devir tarihinden itibaren tam 2 yıl ile sınırlandırılmıştır.
ŞİRKET BİRLEŞMELERİNDE İNCE AYAR: TÜZEL KİŞİLİKLERİN OYUNU
Gerçek Kişi ile Şirket Bir Değildir: Söz konusu olan limited, anonim veya diğer tüzel kişiliğe haiz şirketler........
