BAĞ-KUR’luya emeklilik müjdesi: Kulisler hareketlendi!
Ecdadımız, "Sanat altın bileziktir" der. Ancak o altın bileziği kolunda taşıyan esnaf, emeklilik kapısına geldiğinde ağır bir çile ile karşılaşmaktadır.
Yıllarca kepenk açan, şafağın ilk ışıklarıyla dükkânını bereketle buluşturan küçük esnafımız için prim eşitleme adalet vakti yaklaşıyor.
ALIN TERİ VE PRİM ÇİLESİ:
ESNAFIN OMUZUNDAKİ AĞIR YÜK
Kendi adına ve hesabına çalışanlar 4/1-b kapsamındadır. Yani eski adıyla Bağ-Kur'lu. Şirket ortağı da buradadır, mahallemizin bakkalı da.
İsteğe bağlı prim ödeyen de bu gruptadır. Hak ediş şartları ise işe başlama tarihine göre üç döneme ayrılır.
EYT yasası çıktı. 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlara yaş şartı kalktı. Lakin esnaf sevinemedi.
SSK'lı çalışan 5.000-5.975 günle emekli oldu. Bağ-Kur'lu esnaf ise tam 9.000 gün prim ödemek zorunda kaldı. Nitekim "Terazinin bir kefesi ağır, diğeri hafif geldi". Esnaf prime takıldı, müjdenin sevinci yarım kaldı.
"Damlaya damlaya göl olur derler; ancak esnafın prim bütçesi delik deşik oldu."
9.000 GÜN CENDERESİ VE BEKLENEN MÜJDE
Devletimiz sık sık borç yapılandırması yaptı. Her 2-3 yılda bir cazip fırsatlar sunuldu. Buna rağmen erkek esnaf primini ödemekte zorlandı. Evdeki hesap pazara uymadı. Esnafımızın talebi netti: "Prim günümüz düşsün!"
Esnaf ve sanatkâr odaları sesini yükseltti. Bu çığlık yankı buldu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan seçim öncesinde söz verdi.
9.000 gün........
