"Kendi düşen ağlamaz": İnternete numara bırakırken bir kez daha düşünün!
Hani o meşhur söz vardır ya: "Elin ağzı torba değil ki büzesin..." Günümüzde de elin telefonu durmuyor ki susturasın! Hepimizin başına gelmiştir; tam çayımızı yudumlarken veya en tatlı uykumuzun ortasında cart diye bir telefon çalar. Arayan, adını bile duymadığımız bir sigorta şirketi! Yahu, "Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer" misali, numaramızı kimselere vermeye gelmiyor.
İşte tam da böyle bir telefon araması, KVKK, yerel mahkeme, istinaf derken ta Anayasa Mahkemesine kadar taşındı.
Anayasa Mahkemesi’nin kararı dün Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu tarihî karar hukuk dünyasında bomba etkisi oluşturdu oluşturmasına ama madalyonun bir de bize bakan yüzü var! Hani derler ya, "Kılavuzun kargaysa burnun pislikten kurtulmaz" diye... İşte bu karardan sonra, dijital dünyada kendi kendimizin kılavuzu olmak zorundayız. Çünkü Yüksek Mahkeme aslında hepimize çok net bir mesaj verdi.
Peki, sokaktaki sade vatandaş olarak bu karardan ne anlamalıyız ve başımızın ağrımaması için nelere dikkat etmeliyiz? Gelin bu emsal kararın seyrine birlikte bakalım…
PERDE 1: "HİZMET BURADA" AMA BİZİM RIZA NEREDE? 🤷♂️
Olayımızın kahramanı bir vatandaş, internetteki ilan sitesine ("www….com") iş yapmak amacıyla telefon numarasını koyuyor. Vay sen........
