Yeşil vilayetin lezzetleri
Giresun yeşil bir ilimiz, sahilden tepelere kadar yemyeşil. Çam yeşili, çim yeşili ve çay yeşili bir yana sofralar yeşil yeşil. Giresunspor’un forması yeşil.
Diyelim Giresun’dasınız, lokantaya girdiniz, “Çorba” dediniz. Garson sayar: Abi ısırgan var, gıcıran var, kara kabak, kuzukulağı, sütlü darı, gücükdene, sütleğen, fındık unu var, çalı çiçeği var. Tabii mısır ekmeği de yanında. Mehmed Tekin abimiz mendek çorbası ile pancarı (karalahana) tavsiye etti. İçtim beğendim. Eğer Giresun’da yaşıyor olsam bırakmam, aynen devam.
Yeşil çorbalara ekseri soğan, sarımsak, havuç, nohut, barbunya, pirinç ve mısır ilave ediliyor. Üzerine maydanoz serpiliyor kâfi miktarda. Köy acısı denen kırmızıbiber de pek yakışıyor.
Bu otlar bazlamaya gözlemeye, mücvere ve böreğe de nefaset katıyor.
Gelelim ana yemeklere: Evlerde bezelye, taze fasulye ve karalahana diblesi pişiyor. Dible dedikleri bitkinin pirinçle karıştırılıp kendi suyuyla pişmesi. Çok hafif ve sıhhatli bir gıda.
Dolmada domates, biber, kabak, patlıcan aranıyor, sarmada asma yaprağı, pazı, beyaz ve karalahana. Yerli ve millîleri de atlamayalım, kuru fasulyede de hayli iddialılar bu arada. Ben mıhlamanın mısır unu ve peynirle yapılanını bilirdim, evet o kaldırınca uzayanlardan. Meğer mıhlama bir pişirme usulüymüş; pazı, ıspanak, fasulye, sargan, taflan ve sakarca mıhlaması da sunuluyor ayrıca.
Kavurma deyince aklımıza et gelir ama onlar galdirik ve hoşranı, yayladan topladıkları doruk ve kara mantarı, fasulye turşusunu, merevceni (kırçan - diken ucu), taflan ve kiraz tuzlusunu da kavuruyorlar.
Balık elbette bol, tavasını buğulamasını pişiriyor ehlikeyifler mangal kuruyor icabında. Hamsi çok seviliyor, pilavla da iyi........
