menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kör olasıca fezalılar ellili yılları zehrettiler vatandaşa! İstilacılar yanı başımızda

25 0
14.07.2026

Gün geçmesin ki bir ufo filosu yakalanmasın kameralara. Hangi taşı kaldırsan onlar çıkar karşına.

UFO (Unidenified Flying Object - Tanımlanamayan Uçan Nesneler) tabiri ilk defa Yüzbaşı Edward J. Ruppelt’ın “Mavi Kitap” adlı araştırmasında kullanılır. Hızlı zemin bulur ve “ufoloji” diye bir bilim dalı, “ufolog” adlı bilirkişiler peydahlanır. Meğer ne de çok meraklısı varmış.Hikâye biricik dünyamızı istilaya hazırlanan yabancılar üzerinde döner dolaşır. Bunlar uzak yıldızlarda mukim fezalılardır. Buraya kadar geldiklerine göre ileri teknolojiye sahip olmalıdırlar. Çizgi romancılar için mümbit (verimli) bir sahadır. Her ne kadar o güne kadar ele geçmiş tek müstevli (istilacı) olmasa da hayal gücü çalışır. Ressamlar oturur kertenkele kafalı elemanlar uydurur, kulaklarını sivriltir, gözlerini börtletir, ciltlerini parlatırlar. Bu meçhul yabancıların başında soğuk ve donuk bakışlı bir şef vardır sıfatından melanet akar. Senaryo umumiyetle şöyle seyreder. Uzaylılar iki mektep kaçkınını (Hadi George ve Jack olsun) takibe alırlar. Buz ve alev tabancaları vardır, kalabalıktırlar. Çocuklar tam ellerine taş almışlardır ki kendilerini ışınlar, kah kah kahkaha sesleri gelir uzaklardan. Neticede bizim şaşkınları şoklar, yakalar, rehin tutarlar. Zalımlar onları laboratuvara kapatır, boylarının ölçüsünü alır, yüz kalıplarını çıkarırlar. Benzerlerinden milyonlarca robot yaptıracak, salacaktırlar ortalığa. Delikanlılar kaçmaya kalkar ama birbirine benzeyen dehlizlerde dolanır durur kapıyı bulamazlar. Kameralar adım adım izlemektedir. Nitekim bir manga demir adam gelir onları yakalar kodese tıkar.

Ancak patronun kızı XYZ (ki daha 17’sinde bir tazedir) esirleri çözer, peşine takar, labirentlerden geçirip dışarı salar. Onlara birer kristal küre uzatır ki, ses görüntü aktarır icabında (Cep telefonu yüz sene sonra). Kız onlara uzaklaşın der, kendi kumanda odasına geçer, bir parlama olur ve gemi buharlaşır âdeta. O saatlerde ayakta olan çok az insan ne biliyim taksi şoförleri, çöpçüler, fırıncılar garip ışımanın farkına varırlar. Ertesi sabah şehir yeknesaklığa uyanır. At arabaları, mavnalar, tramvaylar… Yine gelecekler midir bilmiyoruz, sanki devam edecek gibidir macera. Eh bu hamur çok su kaldırır. Yazarlar çizerler kan alacak damarı bulmuştur sonunda. Yeni film “Uzaylıların Dönüşü” adını taşımalıdır, bakalım nelerle karşılaşacağız bu defa?İki delikanlı başlarından geçeni anlatıp anlatmamakta kararsızdır. Neticede mektepten kaçan iki hayta, kim inanır ki onlara? Film bilhassa finalden mahrum bırakılır ki, zihinleri meşgul etsin bir süre daha. Nitekim tesirinden kalanlar evhama kapılır, ışıklara gölgelere mana yükler vaziyetten vazife çıkarırlar.

Uyanıklar bu ufo dümeninden rant sağlamaya kalkar, insanların korkularını fülûsa tebdil etmenin yollarını arar. Yetkili makamlar meçhul misafirler hakkında bilgi vermez, resimler flu, vukuat müphem kalır daima. Efendim zaman zaman bir çadır bezi ya da fideleri örten muşambayı rüzgar kapar, bazen bir meteoroloji balonu ya da buz kristalleri batan güneşten ışık alırlar. Olur ya tatbikat yapan hava birlikleri girebilir kadraja.Biz Müslümanlar cin taifesine inanırız. Üç harfliler musallat olduklarına değişik şekillerde görünebilir, ki uzaylı........

© Türkiye