İlim, edep, tıp, astronomi, mimari ve ince sanat: Ahlat
Ahlat 1071 öncesi de Oğuz Türkmen şehridir. Asya’dan Anadolu’ya akan ecdadı bağrına basar. Sultan Alparslan, Malazgirt’te sırtını Ahlat’a dayar.
Bitlis’in şirin kazası Ahlat, iki önemli volkan arasında yer alır, onları tanıyorsunuz. Nemrut ve Süphan! Belde Van Gölü’ne nazırdır, deyin ki lebiderya.
Mazisi taa Urartular’a dayanır. Antik Çağ’da “Halads” derler, Araplar “Hil’at”, Türkler ise “Ahlat”. Ünlü mücahid İyad bin Ganem (radıyallahu anh) ele geçirir ilk defa.
Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey Türklere yol açmak için Muradiye ve Erciş’i fetheder, Malazgirt’i kuşatsa da alamaz. Sıkı tahkim edilmiştir zira.
Alparslan başa geçince kardeşi Melik Yakuti’yi Van Gölü havzasına yollar (1063). Afşin Bey ise Tiflis, Kars ve Ani’yi fetheder. Akıncıların bir kısmı da Trabzon’a geçer, Gürcülerle dostça münasebet kurar. Selçuklu emîrlerinden Hâcib Gümüş Tegin ile Ahmed Şâh, Dicle ve Murat dolaylarında ilerler. El-Cezire bölgesine inerler, taa Nizip, Nusaybin ve Adıyaman’a (Hısn Mansur’a). Uvakoğlu, Adsız, Arslantaş, Dilmaçoğlu Mehmed, Artuk Gevherayin, Tarakoğlu, Mansur ve Sanduk Bey aylarca at üstünden inmez zemin hazırlar.İstanbul hop oturup hop kalkmaktadır, taht naibi Eudokia ile henüz evlenen Romen Diyojen yer götürmez bir ordu kurar. Düzenli Bizans birliklerinin yanısıra Macar, Norman, Frenk, Alman, İskandinav ve Avrupalı Türklerden paralı asker toplar.
Muhammed bin Davud Çağrı, bizim bildiğimiz adıyla Alpaslan o günlerde Abbasi Halifesinin daveti üzerine Mısır’a gitmektedir. Fatımiler yine arıza çıkarmış birlik beraberliği baltalamıştırlar. Diyojen bunu fırsat bilir yürür Ahlat’a. Orada da durmayacaktır, önce Hamedan’a girecektir sonra Isfahan’a! Alpaslan haberi Halep’te alır, derhâl döner. Zamana karşı yarışır âdeta, Fırat’ı geçerken nice at ve mücahit sulara kapılır ama durmaz. Azerbaycan ve Karabağ’daki erlerini ardına takar Romen’den önce varır Ahlat’a.Sultan Alparslan, şehrin idaresini “muvakkaten” Mervânîlerden alır, Sanduk Bey’e verir. Sanduk, Bizans’ın 20 bin kişilik öncü birliğini tamamen imha eder, içlerinde felaketi duyuracak haberci bile kalmaz (3 Ağustos 1071). İşte bu zafer yüreğimize su serper, Bizanslılar ye’se kapılırlar.
Sultan Alparslan, Malazgirt Ovası’nı bilhassa seçer, çünkü civarda tepecikler derecikler vardır, kurtkapanı için biçilmiş kaftan. Demek lider dediğin coğrafya da bilecek, topoğrafya da... Cenk meydanına giderken bir haberci ulaşır telaşla. “Efendim 200 bin kişilik bir ordu üstümüze geliyor!”-Tamam biz de onların üstüne gidiyoruz, ne var yani bunda? Sayı mühimdir ama inanmak ve inandırmak daha mühimdir. Alparslan’ın sükûneti huzur verir arkadaşlarına...Cenk öncesi hep birlikte cuma namazına dururlar. Sultan, atının kuyruğunu bizzat bağlar. Beyaz bir urba giymiş, kefene sarınmıştır âdeta. (Bilirsiniz........
