Temmuz ayı ve dijital diktatörlük
Temmuz, uzun ve çetin bir aydır. Bunu, yarım asırlık kendi hayatımın yaşanmış deneyimlerine dayanarak değil, fakat aynı zamanda dünya tarihinin 500, hatta 1000 yıllık yazılmış tecrübelerine dayanarak da söylüyorum. Temmuz, anlamlı bir tevafuk eseri 50 yıl boyunca yakınlarımın ölümünü en çok gördüğüm ay olmuştur. Üzerine roman yazdım, o yüzden burada tek cümle yeterli.
Bu yazıda öznel-nesnel kavramları ekseninde -15 Temmuz 2016 darbe girişimi başta olmak üzere- temmuz ayının olaylarını baz alarak küresel sermayenin dijital diktatörlük projesini işleyeceğim. Yazının sonunda yine bir ana fikre varacağız. Temmuz, aziz vatanımız ve dünya için de tarih boyunca zorlu bir ay olagelmiştir. Bazı tarihsel emsallerini sıralayayım:
15 Temmuz 1099-Birinci Haçlı Seferi…. Hristiyanlar, 8 günlük kuşatma sonunda Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi’ni ele geçirdi.
20 Temmuz 1402-Ankara Muharebesi: Yıldırım Bayezid komutasındaki Osmanlı ordusu ile Timur komutasındaki ordu, Çubuk Ovası’nda karşılaştı. Yine 8 günlük savaşın sonunda Bayezid, Timur’a yenilerek esir düştü; Osmanlı’da Fetret Devri başladı.
4 Temmuz 1776-Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi: Amerikan Kongresi bağımsızlığını ilan etti. ABD için iyiydi, ama Amerika yerlileri ve -bir yüzyıl sonra görüleceği üzere- dünya için pek ‘iyi’ bir gelişme değildi.
12 Temmuz 1878-Osmanlı İmparatorluğu’nun, Kıbrıs Adası’nın yönetimini Birleşik Krallık’a devretmesinin ardından Ada’ya ilk İngiliz bayrağı çekildi.
27 Temmuz 1914-Avusturya, Sırbistan’a resmen savaş ilan etti ve Birinci Dünya Savaşı başladı.
11 Temmuz 1995: Sırp Ordusu, Srebrenitsa Soykırımı’nda en az 8 bin Müslüman Boşnak’ı katletti.
5 Temmuz 1996-Dolly adlı koyun, hücreden klonlanmış ilk memeli oldu. Klon koyun; 14 Şubat 2003’te, 7 yaşında iken öldü. Küresel........
