NATO’nun ‘CPR’ zirvesi
“Genel olarak yargı gücü, tikeli evrensel altında kapsanacak şekilde düşünme yetisidir. Eğer evrensel yasa, zaten verili ise o zaman tikeli onun altına alan yargı gücü belirleyicidir. Ama yalnızca tikel verili ise ve ona uygun evrensel aranıyorsa o hâlde yargı gücü ‘reflektif’tir.”
Bu kısa alıntı, 18. Yüzyıl Alman Filozofu Immanuel Kant’ın 1790 senesinde yayımlanmış Yargı Gücü Eleştirisi adlı kitabından. ‘Reflektif’ kelimesini, ‘kendinden yansıyacak şekilde’ diye anlamak yeterli. Okuduğunuz üç cümlede de aslında Kant’ın tekmil yöntembilimini konsantre biçimde yansıtan bir anlam bulunuyor.
Çünkü efendim; yargı gücü denilen şey, ister birey ister aile ister devlet bazında olsun evrensel olanı, yani yaratılana uygun olanı teklikten veya çokluktan yola çıkarak anlamakla oluşur. Bir başka deyişle Platon’un, yaklaşık 2 bin 400 yıl önce söylediği manada tümeldeki tikeli, yani bütündeki tekili veya tekil olandaki tümeli (birliği) görebilmekle oluşur.
Bu felsefi girizgâhın esbabımucibesi şu: Hem küresel hem de tikel düşünme ve eylemenin elzem olduğu zamanın bu evresinde dünyanın Birleşmiş Milletler’den sonra şimdiye kadar kurduğu en büyük ikinci birlik teşkilatı olan NATO’yu ve onun ülkemizde önümüzdeki hafta başlayacak 36. Zirvesi’ni, ‘çoklukta birliği ve birlikte çokluğu arayarak’ anlamlandırmak.
Daha önce NATO zirveleri izlemiş 33 yıllık bir gazeteci olarak bu yazıya ‘NATO’nun CPR’ zirvesi başlığını atarken hiç tereddüt yaşamadım. Malumunuz CPR, yani açılımı ile ‘Kardiyopulmoner Resüsitasyon’ kalp durması ve nefes alamama vakalarında kişiyi hayata döndürmek amacıyla kullanılan bir ilk yardım yöntemi.
TÜRKİYE, NATO’NUN FİİLÎ LİDERİ
7 Temmuz’da başlayacak zirvenin neden bir CPR zirvesi olduğunu göstermeye çalışırken yine mezkûr Teşkilat’ın isminden, dolayısıyla tikelden başlayarak tümelin bilgisine erişme yöntemini benimseyeceğiz. NATO’nun........
