İmamoğlu’nun taktiği ve gazeteciliğin sınavı
İstanbul'da aralarında çok sayıda CHP'li belediye başkanının da bulunduğu büyük yolsuzluk davası görülmeye başladı. Yargılama savunmalarla değil, baş sanık Ekrem İmamoğlu'nun söz ve hareketleriyle gündeme geldi. İmamoğlu, kürsüye çıkıp selamlama konuşması yapmak istedi. Hâkimi "Bana bakmaya korkuyor musun? Ekranın arkasına gizlenmeyin. Kaçarak çıkamazsın öyle" gibi ifadelerle taciz etti. Kendisine "sen" denilmemesini istedi. "Ben Türkiye'nin ilk seçimde iktidarı olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım" diyerek ayar vermeye ve psikolojik baskı kurmaya kalkıştı. Sürekli araya girdi. "Soru soracağım" diyerek ayağa kalkıp polemiklerle savunmaya girişti. Taraftar gazetecilerle mülakat yapmaya çalıştı, bulduğu her fırsatta iktidar medyasını hedef aldı.
Mahkeme başkanı süre sınırı koymadı. Duruşma düzeni bozuldu. Basit usul tartışmaları yüzünden dört günde sadece dört kişi savunma yapabildi.
Yargılananın siyasetçi olması, davayı otomatikman siyasi kündeye çekiyor. Lakin bu davayı sanık tarafı bilhassa siyasallaştırmaya çalışıyor. Belli ki bu yolla yırtmayı umuyorlar. Bu bir taktik.
Rüşvet almak ve aracılık etmekle suçlanan eski milletvekili Aykut Erdoğdu söz alan sanıklardan biriydi. İddianamedeki suçlamalarla savunmasını mukayese ettim. Söylediği bambaşka şeylerdi. Ancak Sözcü gazetesi "4 bin sayfaya 8 saat diye" haber yaptı.........
