Karasuları ve Münhasır Ekonomik Bölge Konusunda Yasal Düzenleme
Deniz Alanlarında Yasal Düzenleme
Deniz alanları, 1982 Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde belirlenmiş olup taraf olmayan devletler için dahi bağlayıcıdır. BM Genel Kurulu kararları bağlayıcı olmadığı halde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi nitelikli çoğunlukla alınan kararlar uluslararası hukuk teamül kuralı sayılmaktadır. 169 devletin taraf olduğu Deniz Hukuku mutabakatının teamül vasfı daha güçlüdür. Türkiye, adaların deniz alanları konusundaki düzenlemelere itirazla sözleşmeye taraf olmamıştır. Bununla beraber sözleşmeden kaynaklanan mesela Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) hakkını Karadeniz’de kullanmaktadır.
1982 Sözleşmesi konferanslarına katılan Yaşar Yakış, “keşke Türkiye, sözleşme dışında kalmak yerine taraf olup Adalar konusunda muhalefet şerhi koysaydı” diye hayıflanmıştı. Sözleşme yürürlüğe girdikten sonra benzer sorunları yaşayan devletler yargı yoluna gitmişler, davalarda Türkiye lehine kararlar çıkmıştır. Kıyılarımızın dibindeki Yunan adalarının deniz alanları olmayacağı, benzer durumdaki uyuşmazlıklarla ilgili yargı kararlarıyla tespit edilmiştir. Bunlar arasında ilginç olanı Fransa ile İngiltere arasında görülmüştür. Fransa kıyılarına yakın İngiltere’ye ait Manş adalarının, deniz alanları olamayacağına dair uluslararası yargı kararı son derece önemlidir. Çünkü Fransa, Türkiye’nin bir kaç mil ötedeki Yunan adalarının deniz alanlarını savunurken kendisi, çok daha uzaktaki İngiliz adalarının deniz alanları olamayacağı iddiasıyla yargıya gitmiş, kazanmıştır. Benzer birçok örnekte açılan davalarda iki ülke arasındaki adaların MEB ve kıta sahanlığı olamayacağına hükmedilmiş, deniz alanlarının iki ülkenin ana karaları arasında orta hat metoduyla tespit edileceğine hükmedilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’nin sözleşmeye taraf olup adalar konusunda şerh koymaması ciddi bir kayıp değildir. Çünkü benzer davalarda Türkiye’nin lehine kararlar verilmiş, içtihat birliği oluşmuştur. Fakat içtihatlarla desteklenen bu hakkını kullanma konusunda Türkiye’nin yıllardır süren tereddütleri söz konusudur.
Asıl sorun Yunanistan’ın ilan ettiği kıta sahanlığı ve diğer ülkelerle imzaladığı MEB alanları konusunda da Türkiye’nin yetersiz kalmasıdır. Yunanistan, mutlak egemen olduğunu iddia ettiği adaların kıta sahanlığı ve MEB alanları konusunda diğer Akdeniz ülkeleriyle de sözleşmeler imzalamıştır. Bu iddialarını AB’ye de mal etme girişimlerinde belirli başarıya ulaşmıştır. Bu tür tek taraflı iddiaların........
