Bütün Yurtseverlere Bütünleşik Mücadele İçin Partilerüstü Bir Meclis Çağrısı
Sistem İçi Arayışlar Karşısında Çözüm, Partilerüstü Bir Kurucu Meclistir.
Özgür Özel, 31 Mart seçim sonuçlarına ve sonrasındaki kamuoyu araştırmalarına dayanarak, CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu sıklıkla dile getirmektedir.
5 Temmuz tarihinde kamuoyuna yansıyan bir anket sonucu ise Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurması halinde, kurulacak partinin yüzde 33,8 oyla AKP’nin 6,8 puan önünde birinci parti olacağını söylüyor. [1]
Özgür Özel, 22 Mayıs akşamı CHP Genel Merkezi önünde yaptığı konuşmada, kalabalıktan yükselen “Genel grev, genel direniş.” sloganlarına şu sözlerle karşılık vermişti:
“Gençler sesleniyor ‘Genel grev, genel direniş.’ diye. Bunu hep birlikte başarmak için bizim önce çok olmamız, birlikte olmamız, sesimizi yükseltmemiz, eğer bu kalabalıklardan anlamıyorlarsa gerekirse hayatı durdurmamız ama mücadele etmemiz gerekiyor.”
“Gençler sesleniyor ‘Genel grev, genel direniş.’ diye. Bunu hep birlikte başarmak için bizim önce çok olmamız, birlikte olmamız, sesimizi yükseltmemiz, eğer bu kalabalıklardan anlamıyorlarsa gerekirse hayatı durdurmamız ama mücadele etmemiz gerekiyor.”
Türkiye’nin birinci partisi olma iddiasını taşıyan Özgür Özel’in bu sözleri, genel grev ve genel direniş için üç temel şart öne sürmektedir: Çok olmak, birlikte olmak, sesimizi yükseltmemiz sonucunda iktidarın bu kalabalıklardan anlamaması.
31 Mart seçim sonuçları, Özgür Özel’in birinci parti olma söylemi ve 5 Temmuz tarihli anket sonuçları, Özgür Özel’in işaret ettiği “(…) önce çok olmamız gerekiyor.” şartının yerine gelmiş olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Kaldı ki; haksızlıklara karşı ses çıkarmak ve eylemli bir şekilde direnmek için birinci parti veya çoğunluk olmayı beklemek gerekmez.
İkinci şarta geçmeden önce Özgür Özel’in genel grev ve genel direnişin meşruiyet sınırı olarak öne sürdüğü üçüncü şartın varlığını ortaya koyalım.
3. Şart: “Yurttaşların seslerini yükseltmesi........
