menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Berlinale Günlüğü: Türk Sineması Berlin’in Merkezinde

9 0
11.02.2026

Bu yıl Berlinale’de Türk sinemasının varlığı yine göze çarpıyor. Bunu şimdiden söylemek mümkün; filmleri henüz izlemeden, salonlara girmeden, ilk alkışlar duyulmadan önce bile…

Program açıklandığında, bazı isimler ve filmler festival haritasında kendilerine sessiz ama belirgin bir yer açıyor. Henüz karanlık salonlara girmeden, yalnızca bu isimleri yan yana görmek bile, Türk sinemasının bu yıl Berlin’de “orada” olmaktan fazlasını vaat ettiğini düşündürüyor.

Ana yarışmada Emin Alper’in yer alması, İlker Çatak’ın yeni filmiyle Berlin’e dönmesi, bu hissi güçlendiren ilk işaretler. Bu, sonuçlardan çok ihtimallerle ilgili bir duygu. Berlin’in neyi neden seçtiğini bilenler için tanıdık, ama her seferinde yeniden heyecanlandıran bir duygu.

Ana yarışmadaki bu görünürlük, benim için yalnızca bir temsiliyet meselesi değil; Berlinale’nin bu yıl hangi sinema dilleriyle temas kurmak istediğine dair bir ipucu.

Emin Alper’in yeni filmi “Kurtuluş”; bu açıdan özellikle merak uyandırıyor. Alper’in sineması, Berlin’le her zaman mesafeli ama bilinçli bir ilişki kurdu. Ne kolaycı bir politik alegoriye yaslandı ne de festival dostu bir evrensellik aradı. Bu yüzden bu seçki, filmin ne anlattığından çok, Alper’in bu kez nerede durmayı seçtiğini düşündürüyor. Ben 16 Şubat’ta bu filmi Uber Eats Music Hall’de izlemek için şimdiden programıma aldım ancak henüz izlemeden bile, bu filmin Berlinale bağlamında nasıl bir karşılık bulacağı sorusu zihnimde dönüp duruyor.

İlker Çatak ise Berlin için daha tanıdık bir isim. Önceki filmlerinden itibaren, özellikle Alman sinema çevrelerinin dikkatle izlediği bir yönetmen. Dünya galasını Berlin Film Festivali’nde yapan “Sarı Zarflar” adlı yeni filmiyle ana yarışmada yer alması, Çatak’ın sinemasının artık “takip edilen” bir hatta oturduğunu gösteriyor. Bu durum beklentiyi artırırken, filmi izlerken daha dikkatli olmayı da gerektiriyor. Berlin gibi hafızası güçlü bir festivalde, bu tür bir tanınırlık bazen filmin kendisinden çok, beklentinin sahneye çıkması anlamına da geliyor.

“Sarı Zarflar”, festivalin ana yarışmasında Altın Ayı için yarışırken; başrollerinde yer alan Özgü Namal ve Tansu Biçer de En İyi Başrol Oyuncu Performansı dalında Gümüş Ayı adayları arasında yer alıyor.

Senaryosunu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen‘in birlikte kaleme aldığı “Sarı Zarflar”, bir ailenin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasındaki yol ayrımına odaklanıyor: Ankara’nın tanınan sanatçı çifti Derya ve Aziz’in hayatı, yeni oyunlarının prömiyerinin ardından değişir. Bir anda işlerini ve evlerini kaybeden çift, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte yeni bir hayat kurmak üzere İstanbul’a yerleşmek zorunda kalır.

Görsel dünyasıyla da dikkat çeken filmde İlker Çatak, alışılagelmişin........

© Turkish Forum