S-400 üzerine irdelemeler
Haydut ABD ve Soykırımcı Siyonist İsrail’in İran’a yönelik vahşi saldırıları devam ederken, ABD’nin meşhur görünmez (stealth) F-35 Müşterek Saldırı Uçağı, İran hava savunma kuvvetleri hava savunma füzesi tarafından vuruldu. Amerikan CENTCOM komutanlığı olayı doğruladı, uçağın acil iniş yaptığını açıkladı. Bu doğrulama F-35’in görünmezliğinin iddia edildiği kadar yeterli olmadığının itirafıdır. Nitekim geçmiş yıllarda Suriye’ye saldırı için havalanan İsrail F-35’lerinin Suriye’deki Rusya’nın kullandığı Hmeymim hava üssündeki S-400 Bataryalarının radarları tarafından görüldüğü açıklanmıştı.
Konu hakkında geçmişte yazdığım “S-400 sistemi üzerinde irdelemeler” isimli makalemi bilgilerinize sunarım.
S-400 sistemi üzerinde irdelemeler…
Haluk DURALDPT eski UzmanıMillî Merkez Genel Sekreteri
Yeniçağ Gazetesi’nin değerli yazarlarından Sayın Ahmet Takan, gazetedeki köşesinde 1-2 Haziran günlerinde “S-400’ler yedek kulübesinde bekler mi?” ve “Kötünün iyisi hangisi?” başlıklı iki yazı yayınlamıştır. Bu yazılarında bir grup emekli askerin S-400 yüksek irtifa füze savunma sistemi ile ilgili hazırladıkları rapordaki bilgileri esas alarak açıklamalarda bulunmuş ve ikinci yazısının sonunda, anılan raporun sonuç bölümündeki değerlendirmeler ile okuyucularını buluşturmuştur.
“…S-400 ve PATRIOT sistemlerini kısaca özetlemek gerekirse, iki sistemin de ilk tasarım yıllarından kalma önemli eksiklikleri olduğu, zaman içerisinde bazı geliştirmelere tabi tutulmuş olmalarına rağmen yeni nesil bir ‘modern hava savunma sistemi’ olarak kabul edilemeyecekleri görülmektedir. Balistik füzelere karşı çok kısıtlı bir yeteneğe sahip olmaları yanında, genel hava hedeflerine karşı da bazı zafiyetleri bulunmaktadır.” denilen raporda işaret edilen hususlar hakkında kendi araştırmalarımla elde etmiş olduğum ve geçmişte çeşitli makalelerim ile kamuoyuna yayınladığım görüşlerimi tekraren paylaşmak isterim:
(İtalik yazılar anılan rapora aittir.)
Bu bağlamda S-400 sistemi;
1- Ülkemizin komuta kontrol ağına ve diğer silah sistemlerine entegrasyonu mümkün olmayan, bu nedenle günümüzün yoğun ve karmaşık harekât ortamında Türkiye tarafından etkin şekilde kullanılamayacak bir sistemdir.
Öncelikle ülkemizdeki hava savunma komuta kontrol sisteminin ne olduğuna bakmak gerekir:
Halen ülkemizde NATO radar ağına bağlı 15 sabit radar ile yerli yapım 14 adet TRS-22XX model taşınabilir radar bulunmaktadır.
Millî savunma şirketlerimizden Ayesaş[] tarafından başarı ile gerçekleştirilerek hizmete sunulan Radar Ağı Projesi (RADNET) ile; Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan NATO ve Milli radarlar bir ağ ortamında birleştirilmiş, bu radarlardan elde edilen bilgiler ile tüm Türkiye’yi kapsayan hava resmi oluşturularak istenilen komuta kontrol merkezinden izlenebilir hale getirilmiştir.
Yine aynı proje ile NATO’dan farklı olarak radarların uzaktan kontrol kabiliyetleri de ikiden fazla kontrol merkezinden yapılabilme kabiliyetine kavuşmuştur.
Bunlardan birincisi Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi (BHHM)-Eskişehir Komutanlığı asli harekât merkezi, ikincisi BHHM-Diyarbakır ise yardımcı harekât merkezi olarak faaliyet göstermektedir.
Millî imkânlarla üretilmiş olan TRS-22XX Taşınabilir Radar Sistemleri’nde yeralan ve millî şirketimiz Ayesaş tarafından üretilen C3[] sistemleri sahip oldukları Link 11B[] kabiliyeti ile NATO E3A AWACS, Barış Kartalı HİK[] ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları ile taktik resim alışverişi yapabilmekte, Link-1[] vasıtasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın HErİKKS[] sistemleriyle taktik resim alışverişi yapabilmekte ve ATDL-1[] kabiliyeti ile de taktik resmin aktarılması ve silah kontrol komutlarının iletilebilmesi amacıyla füze sistemlerine entegre olabilmektedirler. Ayrıca envantere kazandırılmakta olan daha emniyetli ve kabiliyetli Link-16[] veri iletim sisteminin yaygınlaştırılması ile mevcut yetenek daha da artırılmış olacaktır.
Demek ki; millî şirketimizin geliştirdiği RADNET yazılımı ile ülkemizdeki bütün NATO radarları ve millî taşınabilir radarlarımız ile hava, deniz ve kara unsurlarından alınan veriler, eş zamanlı aktarılıp, Eskişehir ve Diyarbakır Birleşik Hava Harekât Merkezleri’mizde birleştirilerek, işleme ve silah kontrol komutlarının iletilebilmesi amacıyla, füze sistemlerine entegre olabilme imkânlarına sahip bulunmaktayız.
Ülkemizde kurulu olan NATO radarlarının menzili 470-500 km’dir. Yerli yapım TRS-22XX radarlarımız ise 30 km irtifa ve 470 km menzilde etkindir.[] S-400 sisteminin arama radar menzili 600 km’dir. Eğer millî seyyar radarlar, hassas sınır bölgelerine (Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Ege) yerleştirilirse, S-400 sisteminin erken tesbit ve ikaz menzili daha da büyümüş olacaktır.
Diğer bir deyişle S-400 sistemi, sadece millî imkânlarla üretilmiş olan TRS-22XX Taşınabilir Radar Sistemleri’ne kolaylıkla bağlanabilir ve bunlardan alınan veriler NATO radar ağından bağımsız olarak ayrı ve millî bir RADNET benzeri veri iletim sistemi ile Birleşik Hava Harekât Merkezleri’mizde ayrıca değerlendirilip, S-400 füze sistemine gereken komutlar verilebilir. Böylelikle Türkiye, ülkeye yönelik herhangi bir hava taarruzuna kimseye muhtaç olmadan karşı koyacak tedbirleri hızla alabilir.
Türkiye’nin kendisine yönelik bir hava taarruzu halinde NATO’dan bağımsız olarak karar alma olasılığı, ABD’nin S-400 sistemine karşı çıkmasının en önemli sebeplerinden biridir.
NATO radar ağına bağlı olmanın yarar ve tehlikesi…
NATO hava komuta kontrol altyapısının karşılıklı çalışabilirlik kabiliyetinin tesisi açısından 48 değişik radar tipi ile yaklaşık 300 sensörün birbiri ile irtibatlandırılmasını kapsayan NATO Hava Komuta Kontrol Sistemi (Air Command and Control System-ACCS) Projesi sayesinde taktik veri linkleri de dâhil olmak üzere, tüm kontrol ihbar unsurlarından gelen hedef bilgileri ARS[] denilen merkezlerde toplanarak, birbirleriyle ilişkilendirilmek suretiyle müşterek harekât resmi oluşturulmakta, planlama ve görevlendirme ile harekâtın icrası aynı sistem tarafından yapılarak karar süreci kısaltılmaktadır.
Radarlar tarafından tesbit edilen hava cisimlerinin kimliği, bilinen özellikleri, seyir rotaları ve muhtemel hedefleri Eskişehir ve Diyarbakır Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezleri’de birleştirilerek, anlık hava resmi çıkarılmakta, bu veriler Eskişehir ARS tarafından Almanya’daki Uedem’de bulunan NATO merkezine yollanarak, oradaki bilgisayarlarda işlenmekte, dost/düşman tanımı kesinleştirilerek, planlama ve görevlendirme yapılmakta,........
