Vatanseverlik dersi verenlere bak!
Mustafa Yıldızdoğan’ın 1992 yılında yayımlanan “Üşüyorum” albümünde çok güzel seslendirdiği, sözleri Abdurrahim Karakoç’a ait “Çarpık Çağ” isimli bir eser var.
Eserin girişinde şöyle söylüyor:
“Doğru mu, yanlış mı, karar sizlerinBiz aklın durduğu çağda yaşadıkBen dinsizim diyen beyinsizlerinDin dersi verdiği çağda yaşadık.”
Bu şarkıyı neden hatırladım ve neden hatırlattım?
Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla ittifak ve iş birliği yapmış, terör örgütlerinin en canlı ve aktif olduğu bölgelere yönelik sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkmış bazı görevli siyasetçilerin, yaklaşık iki yıldır “Terörsüz Türkiye” projesine karşı sergiledikleri yüzsüzlük tiyatrosunu, iftiraları ve yalanları izlediğimiz günleri yaşıyoruz.
Terör devam ederken, terör örgütünün siyasi uzantılarıyla belediye başkanlığı menfaati ve bakanlık pazarlığı için ittifak yapan; “ABD ve İsrail, Suriye’de taşeronsuz, örgütsüz kalmasın” diye terörle mücadeleye karşı çıkanların bugün “Terörsüz Türkiye” projesine karşı çıkmalarının temel amacı ne olabilir?
Eserde dillendirilen “Ben dinsizim diyenlerin din dersi verdiği çağ” gibi bir manzara değil mi?
Müsavat Dervişoğlu denen Balıkesir’de tiyatro çadırını kurdu; Ümit Özdağ denen ise liglerin başlamasıyla tribünlerden kendisine bir besin kaynağı bulmak için harekete geçti…
Dedik ya, “Dilencinin keyfi işlek caddede gelir.” diye…
Ümit Özdağ tribündeki istismardaki yerini alıp şu mesajı paylaşmış:
“Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçındayız. Müthiş bir seyirci var. Stadyum, teröristlerle ilgili sloganlarıyla adeta Türk milletinin sesi oluyor.”
Trol sayfaları da bunu sosyal medyada köpürtmüş…
Tribünlerdeki aklıselim sahibi, ikiyüzlülüğü ve istismarı gören bir vatandaş da Ümit Özdağ’ı görünce herhâlde şöyle düşünmüştür:
“Aaa! 2019 yerel seçimlerinde terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile ittifak yapan kadronun elemanı gelmiş…”
“Aaa! 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin de içinde bulunduğu CHP ittifakına, bakanlık pazarlığıyla giren eleman........
