menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörsüz Türkiye stratejisi: Kazanımlar ve siyaset soytarıları

62 0
21.04.2026

 “Savaş bitti, ateşkes ilan edildi, anlaştık, birkaç pürüz kaldı” haberlerinin gölgesinde, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaş tehditleri hâlâ devam ediyor.

Netanyahu isimli Siyonist yaratık, “Büyük başarılar elde ettik ama henüz bitmedi. Her an yeni gelişmeler olabilir” derken; Siyonistlerin kölesi gibi hareket eden Trump ise “İran eğer bu anlaşmayı imzalamazsa, tüm ülke havaya uçacak” açıklamasında bulundu.

Bu tehdit ve savaş söylemleri, küresel dengeleri sarsan gerilimin hâlâ devam ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Dünyanın en büyük kaygısı ise enerji ve ekonomi ekseninde büyük bir krizin patlak verme ihtimalidir.

ABD ve İsrail, komşu ülkelerimiz üzerinden çeşitli planlar geliştirip hedefler belirlese de Türkiye, hem kendisini hem de bölgeyi korumak adına stratejik, hazırlıklı ve sağduyulu bir dış ve iç politika izlemektedir.

Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefi doğrultusunda bugüne kadar attığı adımlar, yaptığı çağrılar ve hayata geçirdiği stratejiler hem ülkemiz hem de bölgemiz adına önemli kazanımlar olarak kayda geçmiştir.

ABD ve İsrail’in dört ülke üzerinde taşeron olarak kullanmayı hedeflediği terör örgütü PKK, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” stratejisi çerçevesinde bu misyonunu yerine getirememiştir.

Türkiye’nin söz konusu strateji kapsamında adımlar attığı dönemde, İsrail’in devlet politikasını yansıtan Haaretz gazetesinde yer alan “PKK’nın silah bırakması İsrail’in çıkarlarını tehlikeye sokabilir” ifadesi, aslında yaşanabilecek gelişmelere dair bir öngörü niteliği taşımaktaydı.

İran’da iç çatışma üzerinden sonuç alabileceğini düşünen, ancak İran halkının iç cephede güçlü durmasıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Trump’ın, geçtiğimiz haftalarda “İranlı protestoculara Kürtler aracılığıyla çok sayıda silah gönderdik. Galiba Kürtler silahları sakladı” şeklindeki ifadesi de “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” stratejisinin bir kazanımı olarak görülmelidir.

Keza Suriye’de yaşanan gelişmeler de “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” sürecinden bağımsız değildir.

Bugün Suriye’nin tamamının, Türkiye ile iş birliği içindeki Suriye devletinin kontrolüne geçmiş olması, bu stratejilerin önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir. ABD ve İsrail’in finansal destek, silah ve eğitim sağladığı terör örgütü YPG’nin işgal ettiği bölgeleri terk etmesi ve entegrasyona uyması da bu stratejinin bir sonucudur.

Bugün Irak’ın Kerkük şehrinde 102 yıl sonra bir Türkmen’in vali olarak seçilmesi, bu sürecin açtığı alanın önemli bir kazanımıdır.

Suriye ve Irak’ta bu olumlu gelişmeler yaşanırken, İran’ın başkenti........

© Türkgün