Hürmüz daralırken Türkiye'nin stratejik değeri artıyor
Dünya üzerindeki bazı coğrafi noktalar her ne kadar haritada küçük görünse de küresel ekonominin kaderine yön verebilecek potansiyel taşımaktadır. Hürmüz Boğazı da bu önemli noktaların başında gelmektedir.
İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yeniden tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’nı bir kez daha küresel gündemin merkezine yerleştirmiştir. Boğazdan geçen ticari gemilerin sayısında ciddi düşüş yaşanırken, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerlerinin bölgeyi kullanmakta giderek daha fazla tereddüt ettiği görülmektedir. Hürmüz’den geçen enerji sevkiyatının küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birini oluşturduğu düşünüldüğünde, burada yaşanan bir güvenlik krizinin yalnızca Körfez ülkelerini değil, bütün dünyayı etkilemesi kaçınılmazdır.
Ancak meseleye yalnızca petrol fiyatlarındaki artış veya tanker trafiğindeki azalma üzerinden bakmak eksik kalacaktır.
Çünkü Hürmüz’de yaşanan her kriz, dünya ekonomisine tek bir deniz geçidine aşırı bağımlı olmanın maliyetini yeniden hatırlatmaktadır. Devletler ve uluslararası şirketler, kriz dönemlerinde yalnızca yeni tedarikçi değil, aynı zamanda daha güvenli güzergâh aramaktadır. Türkiye’nin önemi de tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır.
Türkiye; Kafkasya’yı, Orta Asya’yı, Orta Doğu’yu, Karadeniz’i, Akdeniz’i ve Avrupa’yı birbirine bağlayan istisnai bir coğrafi konuma sahiptir. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, TANAP,........
