Türk mavisi
Dukak Bey, dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında doğmuş (M.S. 850 civarı) yiğit, cengâver ve bilge Kınık Beyidir. Babası Oğuz Yabgu Devletinde “Subaşı” ve Divan Üyeliği yapmış kahraman bir ordu komutanıdır. Tam bir Oğuz Soylusu, katıksız Türkmen Beyidir. Divan’da sık sık Oğuz Boyları birliğinden bahseden, Oğuz Obalarının korunması için gayret sarf eden bir “BİLGE LİDER.”
Öyle ki Oğuz Yabgu, civardaki Türk Boylarına haksız bir sefer düzenlemek istediğinde Dukak Bey buna çok sert bir tepki vermiş, karşı çıkmıştır. Aralarında ulu orta çıkan bir tartışmada, Yabgu kılıcıyla Dukak Bey’i yaralamış, Dukak Bey ise gürzünü fırlatarak Yabguyu atından düşürmüş, yaralamıştır. Bu olay ordu, halk ve civardaki Türkmenler arasında ona duyulan hürmeti çoğaltmış, otoritesini arttırmıştır.
Ölümünün ardından yerine oğlu Selçuk Bey Subaşı olmuştur. Selçuk Bey daha ata ilk bindiği günden başlayarak babasının anlattığı Oğuz birliğine inanmış, Türk Devleti sevdasıyla ve hülyasıyla yetişmiş, harpleri destan olmuş kahraman ordu komutanıdır. Askeri dehası, stratejik görüşü, Türk Birliği Ülküsüyle hareket etmesi, Türk Milleti’nin onu çok sevmesine sebep olmuştur. Oğuz Yabgu’su ve Hatunu, Selçuk Bey’in tahtı ele geçirmesinden korkuyordu. Selçuk Bey, başkentteki saray entrikaları, suikast ihtimalleri, Türklere karşı artan baskılar sebebiyle, Kınık Boyu ile Yenikent’ten ayrıldı.
Yıl M.S. 961. Seyhun ırmağı kıyısındaki önemli ticaret merkezi Cend şehrine yerleşti. Cend şehrinin en önemli özelliği, İslam coğrafyasına sınır komşusu olmasıydı. Selçuk Bey önce Alpleri sonra da bütün boyuyla birlikte İslam’ı kabul etti. Oğuz Yabgu Cend şehrine tahsildarlar gönderip vergi almaya kalkınca, Selçuk Bey Vergi memurlarını kovdu. Gelen tüm........
